1911 ve 1913 yılları arasında Türkler'e ait olan Afrika ve Avrupa'daki topraklar, İngiliz yönetimine geçmişti. Artık İngiltere, Türkiye'nin tamamen parçalanmasını ve Asya'da ( Kahire'den Kalküta'ya uzanan) büyük bir koloni imp. kurmayı düşünüyordu. ( Suriye,Arabistan,Mezepotamya ve Güney İran bu imp. dahil edilmisti.) İngiltere geri kalan toprakları - dünya loca imp.'nun sadık hizmetkarları olan Rusya ve Fransa ile bölüşmeyi uygun görüyordu. İngiltere Türkiye'yi parçalamak amacı ile 'Balkan Birliği'ni kurdu. Bu birlik vasıtası ile Şark'ta rahatça -diger Avrupa devletlerinin müdahalesi olmadan- hareket edebilmeyi umuyordu. 1890'dan beri İngiliz politikası İran,Arabistan ve Küçük Asya'yı işgale yönelikti. Bu Lord Curzon'un gösterdiği hedefti yani; "Kahire'den Kalküta'ya Büyük İngiliz İmparatorluğu" Eskiden beri İngiliz localarının talebi olan "Bütün Afrika" ve "Kahire'den Kalküta'ya" sloganları ile ortaya atılan "Büyük İngiliz İmparatorluğu" düşü, Birinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleşmişti. 1916 Aralık ayının sonunda İngiltere Sina Yarımadası'nı, Bağdat'ı ve İran'ı (Rusya ile beraber) işgal etmişti. Yayılmacı İngiliz politikası bir düzine kadar Yahudi Lord'un elindeydi.İtilaf devletlerine egemen olan Yahudilik, Filistin'in İngilizler tarafından işgalini "Büyük Britanya 'nın himayesinde kurulmuş Yahudi Milli Devleti" olarak algılamış ve işgali senliklerle kutlamıştı. İlginçtir ki İngiltere Filistin'i işgal etmeden önce, İngiliz Dış İşleri Bakanı Lord James Balfour, Lord Rothschild'e bir mektup yazarak,İtilaf devletlerinin Filistin'i Yahudilere vereceğine ve Yahudi Devletinin A.B.D tarafından finanse edileceğine dair söz vermişti.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Tarih-Araştırma
Kişiler ve ülkeler değişse de planlarda degisiklik olmaz.
28 şubat 1910 da Sırbistan'da " Sırbistan büyük locası " tarafından gizli bir örgüt kuruldu. Bu örgütün amacı "eylem yoluyla propaganda yapmak" idi. Örgüt "milli" açıdan Avusturya- Macaristan imp.'nda ve Balkanlar'da " Büyük Sırbistan Hareketi" ni yaymak ister gibi görünüyordu. Örgütün bir de "enternasyonal" görevi vardı o da; Avusturya-Maceristan arşedikü Franz Ferdinand'ı öldürmekti. Suikastı gerçekleştirenler, görünürde "Sırp Milliyetçileri" idi. Ferdinand,tam Kosova Savaşı'n8n yıldönümü olan 28 Haziran'da eşi ile birlikte SarayBosna'yı ziyaret etmeye karar vermişti. Ancak üstü açık arabasında halkı selamlarken kalabalıktan fırlayan bir grup tarafından hedef alındı. Arşıdükü ve eşini öldüren kurşunları sıkan kişi ise, suikastçıların lideri olan Gavrillo Princip adlı genç bir Sırp'tı. Gavrillo Princip "Miada Bosna" (Genç Bosna)'nın bir üyesi idi. Dahası, merkezi Belgrad'ta olan "Kara El" ile yakın ilişki içinde olduğu,diğer bazı arkadaşlarının da bu örgüte bağlı olduğu biliniyordu. Sorgusu sırasında Narodna Odbrana'ya bağlı bir subayla ilişkileri olduğu da ortaya çıkmıştı. Kısacası suikast, Belgrad'ta ki milliyetçi Sırp örgütleri ile onların Bosna'da ki 'maşası' Miada Bosna'nın bir ürünüydü. Suikast eylemi uzun zamandan beri planlanmıştı ve amacı yalnızca 1. Dünya savaşını çıkarmak değil,savaş sonunda "YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ" kurmaktı.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Tarih-Araştırma
Reklam
Yaralı, "Aah!.. Bırakın, İsa ," diye bağırdı ama imp sedyeye yatıraşkınadılar. Nikolay Rostov arkasını döndü yey arıyormuş gibi uzaklara, Tuna'nın sularına, gök-ne ve güneşe baktı. Gökyüzü ne kadar güzel, ne kadar sakin ve uçsuz bucaksız görünüyordu! Batmaya yüz güneş ne kadar parlak ve görkemliydi! Tuna'nın arında sular ne kadar tatlı parıldıyordu! Uzaklarda, en ardındaki maviye çalan dağlar, manastır, gizemli va-saçlarının en üst noktasına kadar sis altındaki çam an çok daha güzeldi... orada sessizlik, mutluluk vardı... toy, "Orada olsaydım başka hiçbir şey, hiçbir şey iste-dim," diye geçirdi içinden, "bu güneşin altında tek başı-orada olmak kadar büyük bir mutluluk yoktur, burada miltiler, acı ve korku ve şu belirsizlik, şu şaşkınlık... İşte yeniden bir şeyler bağrıldı, yeniden herkes geriye br koşuyor ve ben de onlarla birlikte koşuyorum ve te o, olum, üstümde, çevremde... An gelecek ve ben bu bu suları, bu geçidi bir daha hiç göremeyeceğim..... O anda güneş bulutların arkasına gizlenmeye başladı ; Rostov'un önünde başka sedyeler belirdi. Ölüm korkusu ve sedyeler, güneş ve hayat sevgisi... Bunların hepsi birbirine karışıp acı verici, rahatsız edici bir duyguya dönüşmüştü. Rostov kendi kendine mırıldandı: "Yüce Tanrım! Göklerdeki Tanrım, beni kurtar, bağışla ve koru!"
Sayfa 526 - Savaş ve Barış 1·Kitabı okudu
Osm. İmp. Yıkım çalışmaları.
Türkiye'de ise "Fransız Grand-Orient" Sultanı devirmek isteyen Genç Türk hareketini doğurmuştu. İngiltere ve Fransa da bu locaların çalışmasına destek olmuştu. Dış politika alanında "gizli dünya güçlerinin" faaliyetleri sonucunda ilginç gelişmeler yaşanmaya başlamıştı. -DEVAM EDECEK-
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Tarih-Araştırma
Avusturya-Maceristan İmp. Yıkım çalışmaları?
Maceristan büyük locasında çifte monarşiye muhalif olan bütün unsurlar toplanmıştı. Macar büyük locası bir taraftan Fransız Grand-orient ile,diğer taraftan Sırp büyük locası ve Roma büyük locası ile sıkı işbirliği içindeydi. Bu localarin patentini Fransız G.O vermişti.Paris,Budapeşte,Sırbistan ve Bükreş ten desteklenen masonluğun o günlerdeki parolası şuydu: " Çifte monarşide yaşayan bütün milletlere özgürlük.." Bu ulusalcı masonik akım her yerde sosyalistlerin tam desteğini almış bir vaziyette idi.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Tarih-Araştırma
Hümanizm ve Osm. İmp. Yıkılışı önemli bir konu.
1912 yılında İngiliz masonluğunun temsilcisi Lord Amphtill -ki masonluğun siyasi etkilerine inanan bir kişiydi- Eski prusya büyük locasını ziyaret etmişti. Lord locada şöyle bir konuşma yapmıştı: " Gelecekte Almanya'da ki kardeşlerimiz ile beraber gerçek ve yüksek bir hedefe doğru beraberce çaba gosterecegimizi umuyorum." Bu hedef neydi?.. tek bir kelime ile "Hümanizm" olarak ifade edebiliriz. General Ludendorff'a göre, "Hümanizm" bütün Mason toplumunda en yüksek hedef olarak belirlenmiş durumdaydı. Generale göre bu kelimenin gizli anlamı "Yahudi Dünya Egemenliği" ve "Milletlerin köleliği" anlamına geliyordu. İngilizler bu kelimenin "İngiliz Dünya Egemenligi " anlamına geldiğini sanıyorlardı ama fena halde yanılıyorlardı. 1913 yılında "Uluslararası bankacılık ittifakı" şöyle bir açıklama yapmıştı: " Bugüne kadar gizli tutulan "Yüksek maliyenin kendi yasalarını dünyaya dikte etme saati gelmistir. 'Yüksek maliye ' Kayzerlerin ve krallıkların yıkılmasından sonra tek bir ülkeye değil,bütün dünyayı kapsayacak bir otoriteye sahip olacaktır." Başka bir finans devi de şöyle diyordu: " Avrupa savaşı yaklaşıyor, çünkü "Yüksek Maliye" öyle istiyor." "Yüksek Maliye " anonim bir isimdir ama bunun arkasında "Dünya Yahudi Sermayesi" Cizvit Generalleri ve papaliktan oluşan muazzam bir güç bulunuyordu. Burada Birinci Dünya Savaşı ilgili olarak kısaca Almanya'daki hazırlıklara değinilmiştir. Oysa ki "Devletler Üstü Güçler " in mezarını kazdığı ülke yalnız Almanya değildi!... Rus çarlığı, Osmanlı imp. ve Avusturya- Maceristan imp.'nun da ölüm fermanları imzalanmıştı.
Sayfa 25 - Yüksek Maliye: Uluslararası Finans-Kapital,Dünya bankacılık sistemi.·Kitabı okuyor
Tarih-Araştırma
Reklam
Reklam