_Kanun ve Adalet_
_John Trenchart ve Thomas Gordon: Hukuksuz gücü savunup, keyiflerine göre hareket etmek isteyenler kadar arsız ve bencil sahtekarlar emin olun yoktur. Dilediklerine zulmederler ama kendilerine her ne zaman küçücük bir zarar dokunduğunu zannetseler, mağduriyette en gürültücü, davranışlarında ise en insafsız olanlarıdır. Ancak, kendilerinin dışındakiler soyulduğunda, zulme uğradığında ve katledildiğinde şikayetler fitne olarak kabul edilir. Bu durumun düzelmesini istemek ise lanetlenir. Bu, bütün yalanların kötülüklerin müsebbibi değil midir? Sonuç olarak, kontrole tabi olmayan güç yalnızca Tanrı’ya mahsustur ve hiçbir insan birbirlerine eşit olmayan insanlara emanet edilemez
_Cicero: Kanun, yapmamız gereken şeyleri emreden, yapmamamız gerekenleri yasaklayan ve doğada bulunan en üst düzeydeki akıl yürütmedir. Kanun, iyiyi savunan ve kötüyü cezalandıran, adil olanla adaletsiz olan arasındaki ayrımdır. Eğer cahil ve niteliksiz insanlar, ilaçlarla şifa vermek yerine ölümcül zehirleri verirlerse buna, muhtemelen, doktor tedavisi denemez. Bir soyguncular çetesinin, kendi menfaatleri için mecliste geçirdiği kurallara, kanunlar denilmesi doğru değildir. Yıkıcı bir düzenleme olmasına rağmen bir ülke onu kabul etse bile bir ülkedeki bu tip bir kural kanun olarak adlandırılamaz. (Kanunların Doğası)
_Spinoza: İnsanların özgür yargıları çok farklı olduğundan herkes yalnızca kendisinin her şeyi bildiğini düşünür. Bireylerin bütünüyle kendi kararlarına göre hareket etme haklarından feragat etmemeleri halinde barışı muhafaza etmek imkansızdır
_Hume: Onların ilerlemesini dikkatli bir şekilde engellemezsek keyfi gücün bizi perişan etmesinden endişe edilmektedir. İnsanlar özgür düşünmeye alışmadıklarında ve doğru ile yanlışı ayırt edemediklerinde bu çok tehlikeli