Baudrillard ile birlikte dünyayı hipergerçeklik olarak görüyoruz. Gerçeklik ile kurgu arasında yıkılan köprüleri birbir tanıyorum artık. Nur içinde yat karamsar ama haklı Baudrillard...
Ayrıca bu söylediğinin alnından öperim:
"artık sadece şu duyguların çekim gücü kaldı: nefret, tiksinti, alerji, iğrenme, hayal kırıklığı, bulantı, antipati, bıkkınlık. artık insanlar neyi neyi istediklerini bilmiyor, neyi istemediklerinden daha eminler. "