( spoiler ve örnekleme olması açısından kitaptan alıntılar barındırmaktadır.)
6 bölümden ( yaşlılık ve ölüm, çocukluk, gençlik, gençliğimde tanıdığım bazı kişiler, siyasal, Mîna Urgan’ın albümünden) oluşan Mîna Urgan tarafından kaleme alınan “Bir Dinozorun Anıları”, okura aşırı keyif veren, oldukça samimi bir dille yazılmış, otobiyografik bir eserdir.
Tip üyelerinden olmasıyla beraber, sağlam bir komünist, hiçbir zaman solcu düşüncesinden vazgeçmeyen, tanrıtanımaz, duyarlı, güçlü, aydın, entelektüel, çağdaş bir Türk kadın profilidir Mîna Urgan.
Aziz Nesin gibi kendisinin de ötenaziye karşı olmadığını bu eserde görmekteyiz.
Bu başyapıtta, yazarımız halka mâl olmuş ( yazar, siyasetçi, sanatçı, şair) birçok tanınmışın ( Mustafa Kemal, Halide Edip Adıvar, Necip Fazıl Kısakürek, Behice Boran, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik Abasıyanık, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Pablo Picasso, Aziz Nesin, Falih Rıfkı Atay, Sabahattin Eyüboğlu, Jean Paul Sartre ve Nazım Hikmet Ran) yaşamını yakından görmemize katkı sağlamıştır. Mîna Urgan, Tüm bu tanınmışlarla ilgili enfes gerçek hikayeleri, inanılmaz bir samimiyetle anlatmıştır.
Kitapta eleştirmeye değer çok az nokta olmakla beraber belirtilmesine şiddetle ihtiyaç duyduğum bir nokta, yazarın eşcinsellikle ilgili kitabın bir bölümünde “tek karşı çıktığım şey, henüz yetişkin olmayan, dolayısıyla cinsel itileri karmakarışık çocukların doğal eğilimlerinden saptırılmaları; belki eşcinsel olmayacakken, ya parasızlıktan ya da duyguları sömürülerek, eşcinselliğe yöneltilmeleridir” açıklamasına karşın; yine kitabın başka bir bölümünde 11 yaşındayken Ankara Palas’ta ailesiyle Mustafa Kemal’in manevi kızlarından birinin düğününde , Mustafa Kemal ile biraz muhabbet edip, dans ettikten sonra Mustafa Kemal’in peşinden büfeye giden Mîna Urgan,