Şule Yüksel Şenler’in Huzur Sokağı adlı romanı, Türkiye’nin toplumsal değişim sürecini ve bu süreçte yaşanan değer çatışmalarını konu alan bir eserdir. Roman, adını aldığı Huzur Sokağı üzerinden, manevi değerlere dayalı bir yaşamın insanı huzura ulaştıracağı düşüncesini işler.
Eserde, farklı yaşam tarzlarına sahip karakterler karşı karşıya getirilir. Zengin ve modern bir çevrede yetişen Feyza ile daha muhafazakâr bir hayat süren Bilal arasındaki ilişki, romanın merkezinde yer alır. Bu ilişki aracılığıyla modern yaşam ile geleneksel değerler arasındaki farklar gösterilir. Feyza’nın yaşadığı değişim, yazarın vermek istediği mesajı açık biçimde yansıtır.
Roman boyunca modern hayat eleştirilirken, dini ve ahlaki değerlere dayalı bir yaşam olumlu bir şekilde sunulur. Dilinin sade ve akıcı olması, eserin geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasını sağlamıştır. Ancak karakterlerin zaman zaman tek yönlü ele alınması ve mesajların doğrudan verilmesi, eserin eleştirilen yönleri arasındadır.
Sonuç olarak Huzur Sokağı, edebi yönünden çok toplumsal ve düşünsel mesajlarıyla öne çıkan, yazıldığı dönemi anlamak açısından önemli bir romandır.