📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sevgisizlik denilen toplumsal kanser ne yazık ki Türkiye’yi de sardı. Anacını yitirmiş , hayallerini tüketmiş ve yarınına umutla bakmayan bir toplum. Büyük değişimin sancılarıyla kıvranan ve ne olduğunu bir türlü anlayamayan huzursuz insanlar.
Yerleşik değerlerin çöktüğü ama bir türlü yeni değerler sistemine geçemeyen insanların iki cami arasında binamaz kalmış hali.
Sanki bir Çehov oyunu seyreder gibiyiz: insanlar gülüyor, eğleniyor, göbek atıyor ama içleri kan ağlamakta. Birbirlerini kıskanıyor ,nefret ediyor, aşağılıyor ve hep birlikte nefret bileşkesinde buluşuyorlar.
Ağzını açan siyasetçi zehir kusuyor! Televizyonlarda, gazete köşelerinde akıl dışı öfkelere şahit oluyoruz. Sanat dünyası da böyle iş alemi de...
Bir ülkenin ruhunu yaraladığınız zaman, ekonominin ve siyasetin bu yarayı iyileştirmesi çok zor oluyor.
Türkiye’nin baskı ile demokrasi arasında ebedi alacakaranlığında aydın sürekli kendisinden kuşkulanılan, baskı yapılan, hapsedilen, öldürülen, dikkate alınmayan ve aşağılanmaya çalışılan bir insan tipi oldu.
Atatürk döneminde edipler ve kültür adamlarına gösterilen saygı, bir süre sonra yerini aydınlara uygulanan korkunç işkencelere bıraktı.
Hayata atılan gençler arasında kimileri devlet olanaklarını alabildiğine kullanıp itibar gördü, kimi ise ölümle, zulümle, hapisle uğraşmak zorunda bırakıldı.
Bu ülke, İslam değerlerini çağdaş yaşamla harmanlayan , laik ama inanca saygılı, etnik kültürlere saygı gösteren ama anayasal yurttaşlık kavramını vazgeçilmez ön koşul olarak benimseyen bir sisteme sahip olmalı.