Acaba en son ne zaman bir kitabı baştan sona okuyabildim? Bir de, acaba hangi kitaptı o okuduğum? Ne kadar düşündüysem de o son kitabın adı aklıma gelmedi. İnsanın yaşamı nasıl oluyor da böylesine değişip, tam tersi bir hal alabiliyor, dedim içimden. Bir zamanlar tutkuyla, durmaksızın kitap okuyan o eski ben nereye gitmişti acaba? O yılların, o anormal denebilecek şiddetteki tutkunun anlamı neydi benim için?
Otuz yaşıma girdim. İnsan otuz yaşına girince anlıyor, otuz yaşına girildi diye dünya sona eriyor falan değil. Yaş almanın sevindirici bir şey olduğu düşüncesinde değilim, ama yaşlandıkça kolaylaşan şeyler de var. Bu elbette bakış açısına göre değişir.
"Ee, televizyonda ne izlemekten hoşlanırsın?" diye sordum imayı anlamasını umarak.
Ona hakaret etmişim gibi yüzünü ekşitti. "Okumayı tercih ederim."
"Harika! Ne okursun?"
"Kitap?"
"Hangi kitapları okursun?"
"İçinde kelimeler yazan kitapları."