Hiçbir insanın başına, insansal olmayan hiç bir şey gelemez. Bir öküzün başına, öküze değgin olmayan; boğaya, boğaya değgin olmayan; ne de taşa, taşa özgü olmayan hiçbir değişiklik gelemez. Eğer her varlık, ancak kendi oluş biçimine ve kendi doğasına uygun düşenle karşılaşıyorsa, niçin sabırsızlanasın? Ortaklaşa doğa dayanılmaz bir şey getirmedi sana.
İnsan büyüdükçe mi anlar iç huzurun her şeyden önemli olduğunu, yoksa yaşın bir önemi yok mudur bunu anlamak için? herkesin yolu farklı patikalara saparken aynı anda aynı farkındalığa ulaşmak pek mümkün değil fakat ben kendi yolumu çok sevdim. bazen yokuş, bazen iniş bazen de taptaze çiçeklerin olduğu bir düzlük. hayat bu ya, bazen yokuş, bazen iniş bazen düzlük. yolun bir önemi yok çoğu zaman, içindeki "öteki" ile ilişkin yolun seyrinden daha fazla etkiliyor her şeyi.
sen de sensin, öteki de.
Özgürlüğün, insanın canının istediğini yapması demek olduğuna asla inanmadım, özgürlük daha çok, yapmak istemediğini yapmamaktır ve devamlı peşinde olup, bazen de yakaladığım, sayesinde çağdaşlarımı çileden çıkardığım özgürlük, işte budur. Çünkü devamlı iş ba-şında, hareketli, hırslı olan insanlar başkalarının özgür olmasından nefret eden, hatta ara sıra istediklerini yapabildikleri ve başkalarının istediklerini yapmasını engelleye-bildikleri sürece, kendi özgürlüklerinden bile vazgeçen bu insanlar böylece tüm hayatları boyunca, kendilerini yapmak istemedikleri şeyleri yapmaya zorlarlar ve emredebilmek uğruna her türlü esarete katlanmaktan geri kalmazlar.