Begish

Begish
@inbegish
açtığın yolda gösterdiğin hedefe
Bir başkasını sevmek kolaydır, ama kendinizi, yani olduğunuz şeyi sevmek, kızgın bir demiri kucaklamak gibidir: İçinizi yakar ve bu son derece ıstırap vericidir. Bu yüzden, ilk başta bir başkasını sevmek, hepimizin umut ettiği bir kaçış yoludur ve bunu başardığımızda hepimiz bundan zevk alırız Ancak uzun vadede, bu kaçış bize geri döne Kendinizden sonsuza kadar uzak kalamazsınız, bir noktada geri dönmek zorunda kalırsınız, gerçekten sevip sevemediğinizi öğrenmek için bu imtihandan geçmeniz gerekir. İşte asıl soru budur: Kendinizi sevip sevmediğiniz, sizin gerçek imtihanınızdır. — Carl Gustav Jung
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Yaşamıyoruz. Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz. Mendilimiz, gömleğimiz, potinlerimiz kadar yaşamıyoruz. Bir sigara kağıdını șu masaya koy, üstüne bir taş bırak, kapıları kapa ve git. Üç yüz sene sonra gel, yerinde bulursun. Belki sararmış, belki buruşmuş, fakat yine o. Bir sigara kağıdı kadar yaşayamıyoruz. Kefenimizden evvel çürüyoruz. Duyuyorum! Kulak ver, sen de duyarsın! Toprak altında, milyarlarca ipek böceği gibi, milyarlarca ölüyü yediğini duyuyorum. Ölüler! Gözsüz kulaksız kurtların içtiği köpüklü şampanya damlaları! Tozun toprağın mezeleri! Korkunç bir saklambacın korkunç oyuncuları. Kurtarın beni ebedilikten! Öldüm sizi araya araya, kurtarın beni düşünmekten!"
Sabahın alaca karanlığında uyanmak sana zor geliyorsa, şu düşünceye başvur: insanca bir yaşam için uyanıyorum. Eğer, doğuşumun nedenini ve evrene getirilişimdeki amacı yerine getireceksem, yine de somurtkan olabilir miyim? Yoksa, yatmak ve örtüler altında kendimi sıcak tutmak için mi meydana getirildim? - Ama, bu daha hoş! Kendine zevk vermek için mi doğdun? Ve, kısacası, yaşama bir katkıda bulunmamak için mi, bedensel bir yasam için mi yaratıldın? Çalıların, serçelerin, karıncaların, örümceklerin, arıların kendi görevlerini yerine getirip, paylarınca evrenin düzenine katkıda bulunduklarını görmüyor musun? Ve sen, tüm bunlardan sonra, insana yaraşanı yapmak istemiyorsun? Doğaya uygun olan göreve koşmuyorsun? -Ama, dinlenmekte gereklidir. Gerekli olduğunu kabul ediyorum. Bununla birlikte, yiyip içmeye olduğunca, bu gereksinmeye de sınılar koymuştur doğa. Buna karşın, bu sınırarı aşıp, zorunluluğun ötesine geçmiyor musun sen? Eylemlerindeyse olanaklarının ardında kalıyorsun. Demek ki, kendini hiç sevmiyorsun. Çünkü, kendini sevseydin, gerek doğan gerekse istemini sevmen gerekirdi. Uğraşlarını seven başkalarıysa, banyo ve yemeklerini unutarak, onun gerektirdiği yolda tüketmektedirler güçlerini. Oymacının oymacılığa, oyuncunun oyuna, cimrinin paraya, gururlunun böbürlenmeye duyduğundan, daha az mı saygı besliyorsun kendi doğana? Onlar, kendilerini ilgilendirene beğeni duyduklarında, kendilerini verdikleri yapıtı ilerletmeden ne yemek ne de yatmak isterler. Ortaklaşa iyiliğe yararlı eylemler daha az değerli ve daha az çabaya layık mı görünüyorlar sana?
Bașına geleni iki nedenden ötürü sevmelisin. Birisi, bunun senin için oluşturulmuş bulunması, sana uygun düşmesi ve ne biçimde olursa olsun, sana yukardan, en eski nedenler zincirinden çıkagelmiş olması.
Alıntı
XVI. - Düşüncelerin hangi yolda ise, anladığın da o yoldadır. Çünkü, ruh düşüncelerin etkisiyle renklenir.
Alıntı