Dün BİM’den dönerken öyle bir şeye denk geldim ki hâlâ etkisinden çıkamıyorum. Yolda yürürken yaşlı bir teyzeye yardım eden birini gördüm. Ne olduğunu anlamak için yanlarına gittiğimde, 25-27 yaşlarında tahminimce, gayet yakışıklı bir gençle karşılaştım. Ancak beni asıl etkileyen onun yakışıklılığı değil, kalbinin güzelliği oldu. ​Meğer kadın yolda yürürken güneş çarpmış; genç yani adam da hemen yanına koşup ona su vermiş, onunla ilgilenmiş. Bir yandan da teyzeye hafifçe sitem ederek, "Senin oğulların yok mu teyzem? Niye bu sıcakta bu ağır eşyaları sen taşıyorsun?" diyordu. Teyze, "Var ama beni pek önemsemiyorlar..." deyince genç o kadar üzüldü ki yüzündeki o samimi hüznü resmen gördüm. Onun bu merhameti ve o ince düşüncesi beni o kadar etkiledi ki öylece bakakaldım. ​Tam o sırada o da kafasını kaldırdı ve göz göze geldik. Doğrudan gözlerimin içine baktı! Ben de o anki panikle hemen gözlerimi kaçırıp hızlıca oradan uzaklaştım. Ama dünden beri durup dururken aklıma sürekli o genç geliyor, onu bir türlü aklımdan çıkaramıyorum.
Gecenin deminde ince ve kemikli parmaklarının arasında tütününü sarıp eksikliğine isim arıyordu,bulduğu isimler eksiği kapatmıyor kadına yara çalıyordu. İsimsiz eksiğine bakıyor en sevdiği renge boyuyordu,boyuyordu boyuyordu siyahı seçiyordu.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Kim istemez ki; Bir fikrin ince gülü olmayı..."
“Peki ya sizin hiç fotoğrafını açıp yüzünün en ince ayrıntısına kadar incelediğiniz biri oldu mu?” Cemal Süreya
Alıntı
"Ne bulduysa onu yiyebilmiş bir insanın, ince nitelikli hastalıkları olmaz." Kafa Dergisi - Sayı 135 (Aralık 2025)
Görünce hissettiklerimden sebep çektim fotoğrafını..
"Hayat, en sert zeminde bile çiçek açabilmektir." Taşların arasında bir kırmızı sessizlik, Kimselerin görmediği bir bahar nefesi. Ne bir bahçe beklemiş, ne bir el dokunmuş, Yine de açmış güneşe yüzünü. Çoraklığın ortasında ince bir umut, Rüzgarın bile eğip bükemediği. Her şey susarken etrafında, O tek başına renk olmuş dünyaya. Belki de hayat budur; En sert toprağın bağrında bile Bir çiçeğin inadına açması, Ve güzelliğin, en umulmadık yerde bulunması.