Cebrail'in yüreği ile selam olsun sana gönlümün efendisi
youtu.be/MYScHIpypkE?si=... Ya İsa Mesih’in övdüğü Resul İsmini İncil’den silenler mesul Nübüvvet mührünle değişti nesil Bismillah var mıdır ben’in üstüne
Şiir
✨ALAK SÛRESİ HAKKINDA✨ Alak sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 19 âyettir. İlk beş âyeti, Hira dağında Peygamberimiz (s.a.s.)’e ilk kez nâzil olan âyetlerdir. İsmini ikinci âyette geçen ve “asılıp tutunan şey” mânasına gelen اَلْعَلَقُ (alak) kelimesinden alır. اِقْرَاْ (İkra’) veاِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ (İkra’ bismi Rabbike) isimleriyle de anılır. Mushaf tertîbine göre 96, iniş sırasına göre birinci sûredir. ✨ALAK SÛRESİ KONUSU✨ Kur’ân-ı Kerîm’in ilk inen âyetleri olan ilk beş âyette, İslâm’ın tesis ettiği dünya ve âhiret nizamının esasının, yaratan Allah’ı tanımak, O’nun adına okumak ve yazmak olduğuna dikkat çekilir. İlmin ehemmiyeti vurgulanır. İslâm medeniyetinin temelinin okuma, yazma, ilim ve irfan olduğu belirtilir. Bunlardan mahrum olan insanın azgınlaşma sebepleri üzerinde durulur. Peşinden, Peygamber (s.a.s.)’i namazdan alıkoyan bedbahtın hali, azgınlaşmanın bir misali olarak takdim edilir ve böylesini bekleyen fecî âkibet haber verilir. Sonuç olarak, tüm varlık ve benlikten sıyrılıp tam bir hiçlik duygusu içinde Allah’ın huzurunda secdeye kapanarak O’na yaklaşmanın yolları gösterilir. ✨İLK BEŞ ÂYETİN İNİŞİ;✨ Bu âyetler, senelerdir ilâhî kudret tarafından hususi terbiyeye tâbi tutulup peygamberliğe hazırlanan Resûlullah (s.a.s.)’e Hira dağında ilk vahyedilen âyetlerdir. Bu hâdisenin nasıl gerçekleştiğini Hz. Aişe sormuş ve Nebiyy-i Ekrem (s.a.s.) de anlatmıştı. Efendimiz (s.a.s.)’in anlattıklarını Aişe (r.a.) şöyle naklediyor: “Resûlullah (s.a.s.)’e ilk vahyin başlaması sâdık rüyalar ile olmuştu. Onun gördüğü her rüya sabahın aydınlığı gibi açık ve net olarak aynen tahakkuk ederdi. Bu durum altı ay kadar devam etti. Sonra ona yalnızlık hali sevdirildi. Bu hal sebebiyle Hıra dağındaki mağarada halvete çekilmeye başladı. Birkaç gün bazan de günlerce orada
Kur'an-ı Kerim Tefsiri
Reklam
İncilden peygamber kıssaları Onikiler , bütün öğrencileri bir araya toplayıp şöyle dediler: "Tanrı'nın sözünü yayma işini bırakıp maddi işlerle uğraşmamız  doğru olmaz Kutsal kitap incil Hz isaya iman edenlere bilindiği gibi on ikiler ismi verilir onlar zulüm görselerde davalarından vazgeçmemişler her uğradıkları şehirde halkı imana davet ederek Hz İsanın müjdesini yayıyorlardı müjdeyi duyuranlardan biriside Hz isanın öğrencilerinden istefanostu halka yaptığı tebliğde kardeşler beni dinleyin dedikten sonra Rabbimizin sevgisi varken Allah sözünü yaygınlaştırmak dururken iki sevgi aynı kalpte durmaz ya parayı sevecek ya Allahı seveceksiniz diyor halkı irşada çalışıyordu ey israiloğulları Atamız İbrahim mezopotomyaya yerleşmeden Tanrıdan emir geldi akrabalarını eşini terket sana göstereceğim ülkeye git işte Hz İbrahim nasıl emir aldığı gibi her şeyi terkettiyse bugünde bizler o emri aramalı bulmalı ve o yöne gitmeliyiz bu gidiş öyle bir gidiş olmalıki İsmailler kurban edilmeli ve Cenabı Hakka gidişimizi engelleyen ne var ise hepsini Allah yolunda terketmeli sadece Allah için alıp vermeliyiz
Din
*HAZRET-İ ÎSÂ 'ALEYHİSSELÂM' - 6* *"Îsevî dîni, Îsâ aleyhisselâm görse tanımayacak bir hâle getirildi."* Allahü teâlânın, Mûsâ "aleyhisselâm" peygamberi olur da, Îsâ ve Muhammed "aleyhimesselâm" peygamberleri olmaz mı? Yehûdîler bu iki Peygambere inanmıyor. Hıristiyanlar, yehûdîlerin bu yanlış inanışlarını görüp, onlara kızarken, kendileri de, hazret-i Muhammed aleyhisselâma karşı bu yanlışlığı, bu iftirâyı yapmak gafletine düşmüşlerdir. Bu yanlış inançlar, ilmî bir inceleme netîcesi olmayıp, hep eskiye bağlanıp kalmak ve yeniyi, yeni geldiği için kabûl etmemekden başka bir şey değildir. Ya'nî gericilikdir. Îsâ aleyhisselâm babasız dünyâya geldi. Hazret-i Meryem, oğlunu Kudüsden Mısra götürdü. Oniki sene Mısrda kaldılar. Sonra, tekrar Kudüse gelip (Nâsıra) denilen köyde yerleşdiler. Otuz yaşında Peygamber oldu. Üç sene sonra, yehûdîler bunu öldürmek istediler. Allahü teâlâ, onu diri olarak göke kaldırdı. Ona benzeyen (Yudâ Şem'ûn) adında bir münâfık çarmıha gerildi. Babasız olduğu için, hıristiyanlar buna Allahın oğlu deyip tapınıyorlar. Babasız dünyâya gelmek, kişiyi insanlıkdan çıkarıp, ilâh yapsaydı, hem anasız, hem babasız yaratılan Âdem aleyhisselâma dahâ çok tapınmaları lâzım gelirdi. Hıristiyanların, hak olan dinlerini bozarak, ne kadar mantıksız bir hâle sokmuş oldukları, buradan da anlaşılmakdadır. Yehûdîler, Îsâ aleyhisselâma yalnız inanmamakla kalmıyorlar. Babasız yaratıldığı için, ona kötü çocuk diyorlar. Müslümânlar ise, adâlet yolunu tutarak, her iki gürûhun gösterdikleri taşkınlıkdan kurtulmuşlar, ona Allahın kulu ve Peygamberi demişlerdir. Avrupalılar bugün ilmde, fende çok ilerde ise de, vaktiyle eski Peygambere bağlanıp kalarak, en büyük yenilikden, ilerlemekden, mahrûm kalmışlardır. Şimdi de, bu gericilikden kurtulamamışlardır. Gericilik ile
Alıntı
Her şeyin yabancısı gibi hissettiğin bir evrende, her şeyin dışındaki varlığının bir başınalığıyla kalakalmışken çıkar biri; duygularını, düşüncelerini, zihnini, ruhunu kurcalar, ne varsa gün yüzüne çıkarır; yumruk yemiş gibi sersemlersin. Tam da böyle oldu ilk kitabını okuduğumda. Aslında yalnız olmadığının verdiği huzur ve sonrası varlığın için şükürler… Bugün çokça hak etmiş biri olarak Nobel’in sahibi, benim de mutluluk sebebimsin. İyi ki…🙏🤍 Ayrıca, Torino Atı’ndaki kadının kitaptan okuduğu satırları herkes İncil’den sanır; onu da sen yazdın oysa. Tarr da sana çok şey borçlu, hepimiz gibi…

Tuğba

@hermit_
·
…gerektiğinde yeniden yaratılmak için hiçliğe dönüşecekti.
Sayfa 287 - Can Yayınları
İncilden hikayeler Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır." Kutsal kitap incil İsa yola çıkarken, biri yanına geldi diz çöküp O'na, "İyi öğretmenim, sonsuz yaşam için ne yapmalıyım?" diye sordu İsa, "Bana neden iyi diyorsun?" dedi. "İyi olan yalnız biri var, O da Tanrı'dır.O'nun buyrukları: 'Adam öldürmeyeceksin, zina etmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan yere tanıklık etmeyeceksin hakk yemeyecek annene babana saygı göstereceksin "Adam, "Öğretmenim, bunların hepsini yerine getiriyorum dedi.sevgiyle bakan İsa, "Bir eksiğin var" dedi. "Git neyin varsa sat, yoksullara ver; böylece gökte hazinen olur. Sonra gel, beni izle."Bu sözlere adamın yüzü asıldı, üzüntü ile uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.İsa öğrencilerine, "Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliği'ne girmesi ne güç olacak!" dedi.Öğrenciler O'nun sözlerine şaştılar İsa onlara yine, "Çocuklar" dedi, "Tanrı'nın Egemenliği'ne girmek ne güçtür! Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır."Öğrenciler büsbütün şaşırmışlardı. Birbirlerine, "Öyleyse kim kurtulabilir?" diyorlardı.İsa onlara bakarak, "İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için değil. Tanrı için her şey mümkündür" dedi.
Din
Reklam
Reklam