Kitap ressam Basil Hallward'ın, arkadaşı Lord Henry ve Dorian Gray'i tanıştırması ve bu tanışma esnasında Henry'nin Dorian'ı çarpıcı fikirleriyle etkilemesi üzerine yüzüne yansıyan duyguları Basil'in mükemmel fırça darbeleriyle tuvale aktarmasıyla başlar. Dorian resimdeki yansımasına hayran kalır ve bir anda kendisinin yaşlanacağı, bu portrenin hep güzel ve genç kalacağı düşüncesiyle sarsılır. O esnada portreyle yer değiştirmeyi, günahlarının ve çirkinliklerinin kendi yüzüne değil, portreye yansımasını diler. Dileği kabul olur. Kitabın devamında Dorian bu dileğinden ve yaşadığı günahlarla dolu hayatından pişman olsa da bunu değiştirecek gücü yoktur. Kitabın sonunda ise portreden kurtulursa bütün olanları atlatabileceğini düşünür ve Basil'i öldürdüğü bıçakla portreyi parçalamak ister. Portreye vurduğu ilk bıçak darbesi hayatının sonunu getirir. Portre tüm güzelliğiyle Dorian'ın sakladığı odada duvarda asılı dururken Dorian kalbinden bıçaklanmış vaziyette yere yığılmış olarak bulunur. Üstelik yüzü portrede gördüğü günahkar yüzle yer değiştirmiştir.
Oscar Wilde Dorian Gray'de herkesin kendi günahını göreceğini söylemiş. Sanırım haklı, benim günahım: "Sevmekten vazgeçtiğimiz insanların duygularında her zaman bize gülünç gelen bir şeyler vardır."
Kesada ile Sanço'nun maceradan maceraya koştuğu, Kesada'nın Don Kişot'a dönüştüğü, deliliklerle dolu hayatının romanı. Sonunda bir parça akıllansa da ömrünü Rocinante'sinin sırtında gezici şövalye olmaya ve Dulcinea'sına anlatacak maceralar biriktirmeye adamış oldukça dürüst ve tatlı bir delidir kahramanımız. Roman okumayı çok sevdiğim için 'bu kitabı okumazsam olmaz' diye düşünüp uzun zaman önce almıştım fakat henüz okuyabildim. Elimdeki asıl kitabın kısaltılmış, özet hali olsa da okurken çok keyif aldım. Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Kitabın uzun metninin baskısını bulunca mutlaka tekrar okuyacağım. Huzur içinde uyu Don Kişot de la Mancha..