‘’Doymak bilmez arzularının, zamanın ve çalışmanın etken olumsuzluğu değil de yinelemenin acısı ve yakıcı çarkı olduğu için Cehennem'in derinliklerine sürülmüş Devleri simge edinen bu sınırsız güç: Şu anda sanata göz kulak olan odur. Sanat artık dünyada pay sahibi olmak istemeyen bu öznel tutkudur. Burada, dünyada, amaçlara bağlılık, ölçü, ciddiyet, düzen, burada bilim, uygulayım, Devlet, burada anlam, değerlerin kesinliği, İyinin ve Doğrunun ülküsü egemendir. Sanat ‘tersyüz olmuş dünya’dır: Kendi başına buyrukluk, ölçüsüzlük, uçarılık, bilgisizlik, kötülük, anlamsızlık, tüm bunlar ona, bu geniş alana aittir.’’