indéfini

indéfini
@indefini
"Kavramlar tinsel imzalardır."
''Bonjour buon giorno guten morgen uyan ey aşk ve not al yalnızca üçüncü dünyada günde kırk bin çocuk ölüyor şu açık hudutsuz gökyüzünde bombardıman uçakları uçuyor tek bir de akbabalar dört milyon insanda aids var aç gözlülük tüylerini yoluyor amazon ormanlarının günaydın buenos dias good morning uyan büyükanne birleşmiş milletler’in bilgisayarlarına sığmıyor daha fazla ceset ruanda'dan köktendinciler boğazlıyorlar yabancıları papa vaazlar veriyor kondoma karşı havelange ümüğüne çöküyor maradona’nın bonjour monsieur la maire forza italia buen giorno guten morgen ernst junger opus dei buenos dias good morning hiroshima uyan ey aşk gün dehşete ağarıyor.''
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
''...demek istiyorum ki gençliğimi silkeliyorsun yani kimsenin hiç ellerine almadığı o şarap testisini kimsenin kendi gölgesine yaklaştırmadığı o gölgeyi ve sen biliyorsun onu nasıl sarsacağını tüm kuru yapraklarını dökmeye başlayıncaya ve geriye [benim kahramanlıktan eser tanımayan hakikatimin iskeleti [kalıncaya dek demek istiyorum ki benim olgunluğumu [kucaklıyorsun şu uyuşukluk ve deneyim karışımı şeyi kederden ve kardan ibaret şu tuhaf hududu''
''Sonun, başın, ortanın biribirine karıştığını, anlamını yitirdiğini, tersinmez zamanın boyunduruğundan kurtulduğunuzu duyduğunuz bir gün gelir. Yaşlanmışsınızdır, yaşamınız artık sizin malınızdır. Malınızı istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Yeterince güçlü, yerini bulan bir fiskenin - ister içinizden gelsin ister dışarıdan- sizi nasıl dağıtabileceğini, elinizden her şeyi -bir kırıntısını bile bırakmamacasına- bir anda nasıl alabileceğini öğrenmiş olduğunuz ölçüde yaşamınıza egemensinizdir artık. Ölümünüz, çalamayacağınız ilk fotoğraf olacaktır sevdiğinizin, özellikle uyurken, ama düşünür, yürür, okur, denize bakarken de, bol bol çaldığınız fotoğrafları öğretir bunu size. Fotoğraflar biriktikçe öncelik-sonralık dediğimiz bir bağıntının önemini yitirdiğini, zamanla yok olduğunu görürüz. Anlatmağa değer gördüklerimizin kavranabilmesi, niye bir sıraya uymasına bağlıymış gibi düşünelim?''