Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz."
…
"Şimdi yaşıyor olduğumuz bu anın uyum mu, uyumsuzluk mu olduğunu kesin olarak bilmenin bir yolu var mı? Ahenkli bir yaşam mı, ahenksiz bir yaşam mı sürdüğümü nasıl bilebilirim?"
"Sizce hayatın bir anlamı var mı?"
"Efendim?"
"Bence yok."
"..."
"Bu yüzden herkes kendi anlamını bulmalı. Ayrıca bir kişinin hayatı, bulduğu anlama göre değişir."
"Evet"
"Ama bulamıyorum."
"Neyi?"
"Anlamı. Nerede aramalıyım ki? Hayatımın anlamı sevgide mi? Gerçek bir dostlukta veya bir kitapta mı? Bu kitabevinde mi? Bilmiyorum, çok zor"
En büyük kayıp sahiden aşkı yitirmek miydi? Sevgi hakiketen o denli yüce miydi? Youngju, sevginin kendi içinde değeri olsa da, geri kalan her şeyden üstün olmadığı kanısına vardı. Nasıl ki kimileri yalnızca sevgiyle var olabiliyorsa, bittabi birini sevmeden de yaşanabilirdi. Youngju hayatında aşk olmasa dahi halinden son derece hoşnut bir biçimde yaşayabileceğinde karar kıldı.