Başını ânın içinde nereye çevirse geçmiş, gelecek şimdinin içinde koyulup açılan ama hep aynı kalan bir kıvamın içinde dönüp duruyordu. Her şey ama her şey bir ipe dizili serçelerdi, yan yanaydı. Sağındaydı on bin yıl evvel denen, solunda da bin yılın sonrası vardı, hepsi de şimdiydi. Bir ipte serçelerdi.
"Ama sen ya da her kimse benim zerrem etmezsiniz, çünkü ben kendi zerresini havanda boşu boşuna olduğunu bile bile döven bir adamım, nafileyi her zerrede görüyor ve üstüne bir tokmak vuruyorum, kendimi bu yolla etrafa sıçrata sıçrata bitireceğim. Sizi başkaları bitirecek,"