dağın eteğinde dururlar.
ve burda yas kucaklar onu, ağlayarak:
yalnız, yükselir ilk acı dağlarına doğru genç.
ve sessiz yazgıdan bir kez olsun
yankılanmaz adımları.
bizi kim böyle çevirmiş ki, n'etsek neylesek, her durumda ayrılıp giden gibiyiz?
bütün vadisini kendine bir daha gösteren o son tepenin üstündeki nasıl döner ve durur, oyalanırsa-, öyle yaşarız biz de, hep veda ederek.