Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) 2002 yılında başlayan iktidarı, neoliberal ekonomik yağmanın tamamlandığı evre oldu. Tarımdaki kotaların ve devlet güvencesinin kaldırılmasıyla milyonlarca köylü, birer işçi adayı olarak şehirlere ve metropollere akarken; güvencesiz işçilik ve taşeronlaşma yasal nitelik kazandı. Bilhassa inşaat, enerji, tersane ve madencilik sektörlerinde azami kâr hırsının bedelini, taşeron ve güvencesiz işçiler ödedi. Yere çakılan İnşaat asansöründe, bayram günü çıkarıldıkları yüksek gerilim hattında, elle pislik toplamaya mecbur bırakıldıkları atık su istasyonunda, tersanede Test için bindirildikleri filikada ve yerin yüzlerce metre altındaki bir madende, "fıtrat" adı verilen iş cinayetlerinde, canlarından kolaylıkla vazgeçilen onlardı.
İlkel kapitalizmin ruhunu çağıran bu sömürüden geriye, Bursalı Necla'nın kömüre dönmüş cesetinde parıldayan bir altın kolye kaldı.