Tuğba

Kudüs Bizim Neyimiz Olur?
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 21:30
Evet, "Kudüs müslümanlarındır" sloganı dilimizden düşmüyor, Herhangi bir şeye sahip olduğunu iddia etmek onu yakından tanımayı gerektirmez mi? Özellikle de kutsalımızsa? Peki biz Kudüs'ümüz hakkında ne biliyoruz? Attığımız iddialı sloganların içine dolduracak hakimiyete sahip miyiz? 'Kudüs Yazıları'nı' okurken son dönemlerdeki tarihsel gerçeklerden bile ne kadar da bihaber olduğumun farkına vardım. Hacmi küçük ancak muhtevası hayli kapsamlı bir kitaptı. Okumada bütünlüğü sağlamak için mutlaka araştırma yapılarak ve not alınarak okunması gerektiği kanaatindeyim. Ve artık İsrail'in fenalıklarını sıralayıp ne kadar da 'güçlü bir zalim' olduklarından bahsetmeyi bir kenara bırakıp, bizim üzerimize düşen şeyin ne olduğunu, neyi nasıl kaybettiğimizi ve geri nasıl kazanacağımızı konuşmak zorundayız.Çünkü şu anda sadece bir ülke değil, gözlerimiz, kulaklarımız, kalbimiz, inandığımız bütün değerlerimiz işgal altındadır. Her birimiz önce kendi savaşımızı vermeli ve kazanmalıyız. sonra ne mi olacak? Yazarın da dediği gibi: -İsrail, insanlık ve ortadoğu tarihinde kanlı bir parantez olarak kalacak. Geriye yine Kudüs'ün ihtişamı ve derinliği kalacak...
Filistin
Kudüs YazılarıTaha Kılınç · Ketebe Yayınları · 20242,465 okunma
Reklam
"Peygamberimizin Gölgesinde Son Türkler"
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2024 01:16
Denir ki; "Kahramanlık, vazifenin bitip ölümün göze alınarak çalışmaya devam edildiği yerde başlar." İşte bu kitap tam da böyle bir kahramanlığı gerçek vesikalarla inceden inceye okuyucuya sunuyor. Şerefli Türk milletinin içinde bulunduğu 1.Dünya Savaşı'nın hicaz cephesine gidiyoruz. Kitap, isyan esnasında Medine'de bulunmuş ve şehrin tahliyesinden sonra da bir müddet daha içerisinde bulunduğu Kızılay heyetinde görevine devam eden yazar Feridun kandemir'in tuttuğu notlardan oluşuyor. Arap isyanından, Medine'nin boşaltılmasına kadar giden süreçte Medine müdafii Fahrettin Paşa'nın ve fedakâr askerlerimizin ana yurtlarından yüzlerce kilometre ötede ve yabancısı oldukları iklim koşullarında her türlü acıya, özleme, kıtlığa göğüs gererek peygamber ocağına sahip çıkışları göz yaşartıcı ve kalp sızlatıcı cinsten. Yeniden mukaddes beldenin hâkimi ve Haremeyn'in hâdimi olmamız duasıyla... Yapamaz Ertuğrul evladı sensiz, Can verir cânanı veremez Türkler... Ebedi hadimu-ul Haremeyniniz Ölsek de Ravza'nı ruhumuz bekler...
1000Kitap
Fahreddin Paşa'nın Medine MüdafaasıFeridun Kandemir · Yağmur Yayınları · 2021473 okunma
10/10
·213 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 17:12
Bu eser İdeolocya Örgüsü'ne bağlı olarak benim en başa alınması gereken verimlerimden biri. ( Necip Fazıl Kısakürek) Kitap 1960'lı yıllarda bir Ramazan ayında üç gece de verilen bir konferansın kitaplaştırılmış halidir. İlk bölümde üstad Batı Medeniyetininin formülünü şu şekilde veriyor: (Yunan aklı+Roma Nizamı+Hristiyanlık ahlâk ve hassasiyeti=Greko-Lâtin Medeniyeti) Ve bu sıra üzerinde ( Önde gelen şahsiyetler ve görüşleri üzerinde kısa kısa durarak) durumu önümüze koyuyor. İlk olarak Batı tefekkürünü ele almasının sebebi; Tasavvuf hakkında ileri geri konuşup üstüne Tasavvufun, İskenderiye mektebinden devşirme olduğunu söyleyen bazı nasipsizlerin fikrinin çarpıklığını öne sermek içindir. İkinci bölümde de Üstad,ince noktalarıyla İslam tasavvufuna ve gayesine değiniyor. Sık sık da Tasavvufun şu temel kaidesini karşımıza çıkarıyor: "-Ne akılla olur, ne de akılsız!" Ve sözlerini şu cümlelerle bitiriyor: [Batının, bütün eserini sıfıra indirici eksiği ruh, asıl olarak Doğuda, ahiretin tarlası olan dünya fethine memur akıl da Batıda... Bu iki kutbu birleştirip bir ark lâmbası parlayışına vücut vermeden, yaşanmaya değer hayatın sırrı ele geçirilemeyecektir.]
İnceleme
Batı Tefekkürü ve İslam TasavvufuNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20132,151 okunma
Nefisle mücadelenin ilacı
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
İbn ataullah el-İskenderi Şazeliyye tarikatına mensup, zahirî ve bâtınî ilimleri bir arada yürütmeyi başarmış bir âlim - mutasavvıftır. "Gelin Tac'ı,az sözle çok şey ifade eden, anlaşılması kolay,vurgularıyla okuru sarsan bi eser. Üzerinde durulan temel konular: tövbe, insanlardan ve dünyadan yüz çevirmek, nefisle mücadele, Allah dostlarına karşı edep... Değindiği konuları sık sık ayetlerle ve Allah dostlarının sözleriyle desteklemesi insanı kendine çekiyor ve anlatılanlar arasında bağlantı kurmaya yardımcı oluyor. Hani bazı kitaplar olur ya okuduktan sonra kendine çeki-düzen verme kararı alırsın işte o kitaplardan...
Gelin TacıAtaullah İskenderi · Sufi Kitap · 20194,348 okunma
İmâm-ı Rabbani'yi Anlamak...
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2023 57. kitabı
Kitap ile Fatih Caminin avlusundaki kitap fuarında iyi bir şeyler bulurum umuduyla bakınırken karşılaştım ve İmâm-ı Rabbani hakkında elle tutulur bir şey bilmediğimi fark ettim.Kitabı bitirdiğimde de teyit etmiş oldum. Kitap öncelikle İmâm-ı Rabbani'nin yaşadığı çevreden bahsediyor.Uzunca bir bölümü o zamanın Hindistan devletinin hangi inançları içerdiğini, nasıl bir devlet reisinin başta olduğunu, devlet reisinin ve sair dinlerin hatta bir müslümanın İslam'a nasıl baktığından bahsediyor. O zaman ki Hindistan'a baktığımızda şimdikinden farklı olmayarak toplum tam bir karmaşa içinde. Müslümanlar arasında (âlimler dahil)bidatler çoğalmış ve bunun önüne geçebilecek ciddi bir güç yok. Kitabın bundan sonraki bölümü genellikle İmâm-ı Rabbani Hazretleri'nin tecdid faaliyetlerinden ve yoğun uğraşlarından bahsediyor. Aynı zamanda kitap İmâm-ı Rabbani Hazretleri'nin ve başka birtakım ulemânın lisanından pek çok i'tikadî konulara yer vermekle beraber ehli sünnet penceresinden tasavvuf kavramına nasıl bakmamız gerektiğini anlatıyor. Kitabı bitirdiğinizde İmâm-ı Rabbani Hazretleri'nin bakış açısını birçok yönden kavramış oluyorsunuz biiznillah. Ciddi bir kitap. Tasasavvuf ve akaid okumalarına alışkın değilseniz kitabı bitirmek bir tık zor olabilir. İstifadeniz bol olsun.
İlim / Şahsiyet
İmam-ı Rabbani ve Ehl-i Sünnet DavasıHasan Gümüşoğlu · Kayıhan Yayınları · 202137 okunma