Evet, "Kudüs müslümanlarındır" sloganı dilimizden düşmüyor, Herhangi bir şeye sahip olduğunu iddia etmek onu yakından tanımayı gerektirmez mi? Özellikle de kutsalımızsa?
Peki biz Kudüs'ümüz hakkında ne biliyoruz? Attığımız iddialı sloganların içine dolduracak hakimiyete sahip miyiz?
'Kudüs Yazıları'nı' okurken son dönemlerdeki tarihsel gerçeklerden bile ne kadar da bihaber olduğumun farkına vardım. Hacmi küçük ancak
muhtevası hayli kapsamlı bir kitaptı. Okumada bütünlüğü sağlamak için mutlaka araştırma yapılarak ve not alınarak okunması gerektiği kanaatindeyim.
Ve artık İsrail'in fenalıklarını sıralayıp ne kadar da 'güçlü bir zalim' olduklarından bahsetmeyi bir kenara bırakıp, bizim üzerimize düşen şeyin ne olduğunu, neyi nasıl kaybettiğimizi ve geri nasıl kazanacağımızı konuşmak zorundayız.Çünkü şu anda sadece bir ülke değil, gözlerimiz, kulaklarımız, kalbimiz, inandığımız bütün değerlerimiz işgal altındadır. Her birimiz önce kendi savaşımızı vermeli ve kazanmalıyız. sonra ne mi olacak? Yazarın da dediği gibi:
-İsrail, insanlık ve ortadoğu tarihinde kanlı bir parantez olarak kalacak. Geriye yine Kudüs'ün ihtişamı ve derinliği kalacak...