10/10
·424 syf.··
2026 79. kitabı
"Her insan kendi derdini, dert sanıyordu oysa dertler asla kiyaslanmaması gereken meselelerdi. Görünen o ki bir derdi unutmanın en iyi yolu, daha büyük bir derde sahip olmaktı." Selam #materserisi bin ilk kitabı #piamater #okudumbitti Nöro-roman kategorisindeki kitapta sinirbilimsel gerçekler ve kurgu harmanlanmış halde okuyucuya sunuluyor. Verilen bilgiler, örnekler öyle güzel kurguya yedirilmiş ki sıkılmadan hatta büyük bir merak ile okunuyor. Sakin tempoda başlayan kitap ortalarına doğru hareketleniyor , sonlarına doğru dav tempo ve merak artıyor. Meryam eşini dedektiflere takip ettirir ve onun kendisini aldattığını öğrenir. Çok kızgındır, evi terk eder ve kayıplara karışır. Kocası, kız kardeşi ve çevresindeki insanlar onu aramaya başlarlar... Bol karakterli olan kitapta başta her karakter birbiri ile çok ilgili gibi görünmese de sayfalar ilerledikce aralarındaki bağlantılar ortaya çıkıyor ve okumayı keyifli olduğu kadar heyecanı da yüksek bir kurgu ile bizi başbaşa bırakıyor. Büyük bir keyifle okudum kitabı Şimdi sırada serinin ikinci kitabı var
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
Bugüne kadar kırılmasın diye başkalarının üzerine titrediğimiz kadar, kendi kalbimizi koruyabildik mi? Bugün hayatta en çok ihmal ettiğimiz kişiyle, yani kendimizle yüzleşme vakti: Kendimden Özür Dilerim / Miraç Çağrı Aktaş Konusu: Fazla iyi niyet, insanı kendinden özür dilemeye mecbur bırakır. Öyle zamanlar yaşadım ki ne konuşarak anlatabildim kendimi ne de suskunluğum karşılık buldu. Şimdi geçmişe dönüp şöyle bir bakıyorum da kimler için yormuşum kendimi... Herkesin “o alışkın, o halleder, o affeder” dediği kişi olmuşum da bir tek kendime zor gelmişim. Herkesin her şeyi olmuşum da bir tek kendimi hayatın içinde unutmuşum. İnsan bunu çoğu zaman geç fark eder. Başkalarına iyi davranmayı erdem sanarak yaşar; anlar, tolere eder, susar ve sonunda taşar. Ama bir gün herkese gösterdiği anlayışı kendinden esirgediğini anlar. ​Bu kitap; bir suçlama ya da hesaplaşma değil. Kendini ihmal ettiğin yıllarla yüzleşme, kendi değerini yeniden hatırlama ve kendine geç kalmış bir özrü yerine koyma çağrısı. Çünkü bazen iyileşme, bir başkası bizi anladığında değil, kendi yaramıza ilk kez ciddiyetle dokunduğumuzda başlar. ​Belki okurken, yıllardır taşıdığın yüklerin sana ait olmadığını fark edeceksin. Ve belki de ilk defa, aynaya bakıp kendine şunu söyleyebileceksin: “Kendim... Sana geç kaldım. Özür dilerim.” Hayatınızda bir kez olsun aynanın karşısına geçip kendinizden samimi bir özür dilediniz mi?
İnceleme
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026217 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·308 syf.··
2026 113. kitabı
Kamuran Akdemir Kamuran Elagöz Bazı gerçekler aydınlatmaz ,sadece karanlığı kimin taşıyacağını değiştirirdi.İnsan bazen doğruyu bulur..ama o doğruda yaşamını kaybeder.En ağır pişmanlık,”Keşke bilmeseydim” Eseri ilk elime aldığımda direk kapak tasarımı beni kendine çekti arkadaşlar.Okumaya başladığım andan itibaren elimden bırakamadım.İlk başlar ağır ilerlese de sayfalar su gibi akıp gitti.Yazarımızın kalemi güçlü ve yalın.Okurunu yormuyor,muazzam betimlemeleriyle esere bağlıyor. Bu eser öyle yüreğime dokundu ki,katilin kendi adaletini sağlamış olmasını hiç yadırgamadım.Cenk Komiser in bir kodamanın damarına bastığa için mesleğinden istifa etmesine tahammül edemedim.Maalesef bunu yaşayan çok Polis kardeşlerimiz var.Cüzdanı kalınlar,isteği zulmü,pisliği yapıyor bulunduğu makama güvenerek binlercesi vatan sevdalılarını mesleğinden,ekmeğinden ediyor Baskomiser Efsun,babasını kaybettigi dönemde tanışıp evlendiği psikolog eşiyle sadece altı ay evli kalır.Zaman ilerledikçe verdiği kararın yanlış olduğunun farkına varıp ayrılır.Simdi otuz altı yaşında,güçlü,ayakları yere sağlam basan kendinden emin duruşu,sorgulayan bakışları ile disiplinli,tuttuğunu koparan haliyle emniyetin gözbebeğidir. Başkomiser Efsun,aldıkları ihbar üzerine ekibiyle birlikte gittikleri evde bir genç kızın cesediyle karşılaşır.Genc kadının katili olarak eşi tutuklansa da Efsun un içi rahat değildir çünkü yerine oturmayan taşlar mevcuttur.Aldıkları son ihbar ile olay başka yöne gider ve derinlemesine bir araştırmaya girer ve kendisine yardım edecek en iyi kişi çocukluk arkadaşı Cenk tir. Cenk,istifa ettim diyerek önce yardıma yanaşmaz ama Efsun,Cenk i ikna eder.Efsun un ekibiyle birlikte Cenk gücünü birleştirir ve olaylar birbir gün yüzüne çıkar.. Rıza nın Elif ile bakimevine gitmesi,Vedat ın “annemi hastaneye
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202621 okunma
9/10
·384 syf.·
2026 18. kitabı
Nazan Bekiroğlu, bildiğimiz Hz. Âdem ve Havva kıssasını alıp, onu adeta şiirsel bir ney sesi gibi, modern bir mesnevi üslubuyla ruhumuza üflüyor. Ama bunu yaparken sadece tarihsel ya da dini bir anlatı sunmuyor; insan olmanın o ezeli çelişkisini —bir yanımızın göklere ait kutsal bir ruh, diğer yanımızın ise toprağa ve çamura ait o ağır noksanlık olduğunu— fısıldıyor bize. Hikâye, henüz hiçbir kelimenin var olmadığı, mutlak bir sessizliğin hüküm sürdüğü o saf varoluşla başlıyor. Âdem yaratılıyor; meleklerden farklı olarak içine hem ışık hem gölge, hem iyilik hem de o insanı hırpalayan irade yerleştiriliyor. Derken o derin yalnızlığın içinden Havva doğuyor. Kitapta öyle zarif bir tasvir var ki: "Ne fazlaysa Âdem'de, Havva'da o eksikti. Ayrı ayrı da güzellerdi fakat bir araya gelince bir başka güzellerdi." İşte o an, kalbin tamamlandığı, o dingin huzurun zirve yaptığı andır. Fakat o bilinen yasak meyve ve ilk hata gerçekleştiğinde, dünya sürgünü başlıyor. İşte burası benim ruhumu en çok sarsan, o sakin ve kalabalık ruhlardan uzak durmak isteyen yanımı derinden yakalayan yer. Cennetten o sert, acı dünyaya düşerken yanlarına taşımak için sadece üç şey seçiyorlar: Kelimeler, Annelik Duygusu ve Aşk. Kelimeleri Âdem sırtlanıyor, anneliği Havva kalbinde taşıyor. Ama aşk o kadar ağır, o kadar muazzam bir yük ki, ne tek başına bir kadının ne de bir erkeğin zembili bunu kaldırmaya yetmiyor; yükü yarı yarıya bölüşüp öyle düşüyorlar bu fani dünyaya. Dünyaya adım attıklarında ise o saf sessizlik yerini hayatın karmaşasına, sınavlara ve ardından gelen Habil ile Kabil'in hikâyesine bırakıyor. Kabil’in içindeki o kıskançlık cehennemini, Habil’in duru masumiyetini ve bir babanın evlatları arasındaki o çaresiz çırpınışını okurken, bugünkü dünyanın acılarını, haksızlıklarını ve kaosunu
Lâ: Sonsuzluk HecesiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202114,6bin okunma
10/10
·864 syf.··
2026 97. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:37
Selamlar. Kitaplığımda ki okumadığım kitapları bitirmek adına başladığım serüvende bugün ki eşlikçimle geldim. Baştan söyleyeyim acayip minnoş bir yazarı var. Ara ara kitapla ve karakterlerle alakalı dedikodu yapmak bana çok iyi geldi. Gelelim konumuza! Asude bir mağazada satış görevlisi olarak çalışıyor. Aslında kendisi veterinerlik mezunu ama malum ülkemizde üniversite bitirmek yeterli bir kaide sayılmıyor artık. Ancak o halinden memnun. Çünkü annesi ve babasıyla Çanakkale'de azıcık aşım kaygısız başım, sağlıklı ve mutlu bir hayatı var. Ta ki babasının son dönem ki durgunluğuna kadar. Bu durgunluğun sebebini öğrendiklerinde ortalık baya karışıyor. Babası amcası için kefil olmuş ve borçlar almış başını gitmiş. Yılların emeği ile alınmış evde tehlikede. Asude iş yerinde arkadaşına bu durumu anlatırken çarşıda birkaç kez gördüğü o adam da bunları duymuştu. Savaş evlenmek istemiyor ama babaannesinin de dayatmalarına artık dayanamıyordu. Asude'ye bir teklifte bulundu. Kaçınılmaz ve bayıldığım o klişe ortaya girdi. Anlaşmalı evlilik! Kitapta resmen Asude ve iç sesleri beni krize soktu. Asude'nin halasından ve amcasından ivedilikle nefret ettim. Tamam. Maalesef her ailede böyle akrabalar vardır ama bunlar çok ekstraydı ya! Melike hepimizin aradığı ama çoğumuzun bulamadığı o mantık tarafımızın konuştuğu arkadaştı. Ben bu kızdan razıyım. Savaş ile alakalı kararı mı sayfalar ilerledikçe şekillendi diyebilirim. Çünkü başlarda evlenmek için daha doğrusu evlenmemek için kurduğu sebepler bana pek mantıklı gelmemişti.Ancak ileriki sayfalarda ailesine karıştıkça ve anne - baba durumunu öğrenince bir taşlar yerine oturdu. Çünkü kitabın başından beri Savaş Ali'nin anne ve babası ile alakalı bir bilinmez vardı. Ayrıca Sinop'a yani savaşın ailesinin yanına gittiklerinden sonra kitapta
1000Kitap
GönülçelenOrenda · Lapis Kitap · 202621 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
KAGOSHIMA GEÇİDİ POPPY KUROKI 304 SAYFA #OkuyanKızlar #Ortakokuma #Okudukbitti Gerçeğe dönüşmüş bir kabusun ortasındaydı. Isla Mackenzie, köklerini keşfetmek, 3 nesil öncesinde soyu "Samuray"lara dayanan büyükbabasına ait bilgiler edinmek ve biraz da kırılan kalbini onarmak için İskoçya'dan Japonya'ya gelir. Yaptığı araştırmalar pek sonuç vermez. Büyükbabası ile ilgili somut hiçbir bilgiye ulaşamaz. En azından köklerinin dayandığı kültürü öğrenmek adına şehir turuna çıktığında bir tapınağı ziyaret eder. Bir anda patlak veren fırtına, Isla'yı bambaşka bir dünyaya götürür. 1877'nin Kagoshima'sındadır artık. Üstelik savaşın eşiğindeki samurayların arasındadır. Kagoshima halkı başta onun gizemli bir varlık olduğunu sansa da kendileri gibi etten, kemikten bir insan olduğunu anlayınca aralarına kabul ederler. Fakat batıdan gelen bir casus olduğunu düşünerek gözetim altında tutmaya karar verirler. Samurayların lideri Takamori Saigō, bu gizemli kadını yine bir samuray olan Keiichirō Maeda'ya emanet eder. Isla ve Keiichirō arasında zamanla başlayan büyük tutku ve aşk tarihin sınırlarını zorlayacaktır. Kalbinin sesini dinleyen Isla, bir yandan kendi zamanına dönmenin hayalini kurarken bir yandan da büyük aşkını kaybetme korkusu yaşamaktadır. Fantastik öğelerde süslenmiş, tarihi gerçeklikler barındıran keyifli bir hikayeyi geride bıraktık. Sevgili Zeynep, Ebru, Hülya ve Münevver eşlik ettiğiniz için çok teşekkür ederim Japon kültürüne, samuray geleneklerine, İmparatorluk ve samuraylar arasında yaşanan Kagoshima Savaşı'na (Shiroyama Muharebesi) misafir olduk. Bu misafirlikte bize elbette güzel bir aşk ve fedakarlık öyküsü de eşlik etti. Savaşın en önemli özelliği samurayların sonunu getirmesi ve Japonya'nın batılılaşmaya, modern dünyaya karşı geleneklerini korumaya
Kagoshima GeçidiPoppy Kuroki · Artemis Yayınları · 202528 okunma