"Bahçeye bakan taraftan, "Abla!" diye yarım ağlamaklı feryat eden bir başkasının çocuğunun sesi beni korkuttu. Bana seslendiği yoktu ama o çocuğun ağlayarak arzuladığı "ablasını" kıskanmıştım doğrusu. Ben olsam, beni öyle özleyip şımartan bir tanecik bile kardeşim olsa yani, birbiri ardına her gün utanç dolu ve allak bullak bir hayatım olmazdı. Yaşamak için müthiş bir motivasyonum olacağı gibi, ömrümü kardeşime adayıp uğruna tükenmeyi bile göze alabilirdim. Gerçekten, her türlü zorluğa katlanabilirdim. Kendimi paralar, sonra da en çok kendime acırdım."