Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir şey olmasını bekliyordun, sabahtan akşama kadar bekliyordun ama hiçbir şey olmuyordu. Yine bekliyor, yine bekliyordun. Bir şey olmuyordu. Bekliyordun, bekliyordun, bekliyordun, şakaklarına ağrılar girene kadar düşünüyor, düşünüyor, düşünüyordun. Hiçbir şey olmuyordu. Yine yalnız, yine yalnızdın. Yapayalnız.
Her şeyimi almışlardı elimden, zamanı bilmeyeyim diye saatimi, yazı yazamayayım diye kurşunkalemimi, bileklerimi kesemeyeyim diye çakımı; bir dal sigaranın hafif uyuşturucu etkisinden bile mahrum bırakılmıştım.
İnsan yüzü görmüyor, insan sesi işitmiyordum; gözler, kulaklar, tüm duyular sabahtan geceye, geceden sabaha kadar en ufak bir gıdayla beslenmiyor; insan kendisiyle, bedeniyle, masa, yatak, pencere, leğen gibi beş altı nesneyle çaresizce yalnız kalıyor, bu suskunluğun kapkara okyanusunda cam fanusunun altındaki dalgıç gibi, hatta dış dünyaya uzanan halatın koptuğunu, o sessiz derinliklerden bir daha asla çıkarılmayacağını sezen bir dalgıç gibi yaşıyordu.
Oysa burada etrafında hep aynı şeyler vardı, hep o korkunç aynılık. Burada dikkatimi düşüncelerimden, sanrılarımdan, zihnimde her şeyi hastalıklı bir biçimde ölçüp tartmaktan başka yöne yöneltebileceğim hiçbir şey yoktu.