Puan vermedi·262 syf.··
2018 65. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2018 00:00
Haziranın son kitabı #türkiyeişbankasıkültüryayınları n dan #sineklerintanrısı oldu. Bu macerayı beklemiyordum doğrusu, beklentimin çok üstünde çıktı. Okuduktan hemen sonra filminin olduğunu öğrendim ve izledim. Bazı kısımlar gereksiz uzatılmış gibi geldi okurken, ama filmini izlerken de o kısımların eksikliğini hissettim. Kitap kesinlikle daha detaylı, film biraz daha yüzeysel kalmış ama yine de çok güzeldi. İzlerken "kafamda az bile canlandırmışım" dedim. Doğayla, açlıkla savaşırken, yaşama iç güdüsüyle küçük çocukların dönüştüğü o vahşilik ürperticiydi (tabi oyun parkından değil, savaştan kaçtıkları için orada olduklarını unutmamak lazım) İzlerken çok üzüldüğüm, sinirlendiğim, yer yer gözlerimi dolduran sahnelerde, okurken sanırım diyalogların fazla uzatılmasından dolayı daha az etkilendiğimi fark ettim. Kısaca konuya değinmek istiyorum. Gelecekte yaşanacak savaş sırasında güvenli bir yere götürülmek istenen, yaşları 6-12 arası değişen bir sürü çocuk, uçakları saldırıya uğrayınca ıssız bir adada mahsur kalıyorlar. Bir grup yüksek bir yerde ateş yakıp yerlerini belli etmek isterken, diğer grup avlanıp karınlarını doyurmanın daha önemli olduğunu düşünüyor ve ayrılıyorlar. Gösterilen ani şiddet eğilimleri, resmen çocuğun çocuğa yaptığı vahşeti doğuruyor. Onlar savaşla, bombalarla büyüdükleri için bu haldeler. "Acaba bütün şartlar eşit ve normal olsa, insanoğlu yine de içindeki canavarın öfkesini, acımasızlığını besler miydi? " diye sormadan edemedim... Okumalı ve izlemeli diyorum kısaca. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
10/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Her devir, kendi cellatlarına bir şekilde şahit oluyor. Birileri zulmün kendisi diğerleri mağdurları. Başka hayatlar mümkün müydü acaba? Belki başka bir evrende. Muhteşem ötesi bir kitap okudum yine sanırım ben dönem kitabı aşığıyım. Ben farklı bir açıdan yaklaştım kitaba ve kaç dönem kitabı okuduysam; yaşatılan her acıda insanların ne kadar zalimleşebileceğini, insanlıklarından çıkabileceklerini, acımasızlaşacaklarına her seferinde şahit oldum. En çok şahit olduğum ise acılarına nasıl sahip çıktıkları, tarihlerini nasıl korudukları ve en önemlisi nasıl ders çıkardıkları yaşadıklarından. Özellikle de şunu fark ettim; küçük yaşta bir çocuk sürekli ezilir, küçümsenir hor görülürse ya pısırık ya zalim olur ya işte tam da böyle oluyor. Ülkeler de, kişiler gibi…. Ama anlayamadığım ve asla anlamlandıramadığım bu kadar zulmün acısını neden kendisine yapanlardan değil de masum bir halktan çıkarıldığı… Çünkü insanoğlu ya ezer ya ezilir. Bu dünyada zulmün, katliamın ve soykırımın dünya yok olmadan yok olması dileğiyle.
Esaret Şehrinde Bir KitapçıShari J. Ryan · Arkadya Yayınları · 2022894 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Toplumsal Çöküş
Puan vermedi
Bir toplumda ahlaki ve vicdani çöküş ne zaman başlar? Herkes yanlışlara karşı "kör" olursa o toplumda değerlerden söz edilebilir mi? Ahlaktan uzaklaşırsa ne denli vahşileşebilir insanlar? Bu kitap bütün bu sorulara yanıt veriyor. Bir gün bütün dünyada körlük salgını başlıyor. Bunun bir salgın olduğunu anladıklarında körlük hastalığına yakalanan birkaç kişiyi bir akıl hastanesinde karantinaya alıyorlar. Üstelik gün geçtikçe daha çok insan geliyor hastaneye. Kapıya askerler koyuluyor, insanların hastaneden çıkması yasaklanıyor. Kaçmaya çalışanlar askerler tarafından devlet eliyle öldürülüyor. Hiçbir ilk yardım malzemesi yok. Bu sebeple bir adam bacağındaki yara enfeksiyon kaptığı için ölüyor üstelik. Peki bütün bunlar olurken sadece bir kadının görebildiğini söylesem. Kör olan kocasını karantinada yalnız bırakmak istemediği için kadın görevlilere Kör olduğunu söylüyor ve kocasıyla birlikte karantinaya alınıyor. Ama bir süre sonra körlük herkese bulaşıyor ve kapıdaki askerler de gidiyor. Hastanede çıkan bir yangın sonucu karantinadaki yüzlerce insandan sadece birkaç kişi hayatta kalıyor ve şehre iniyorlar. Ama şehirde de durumlar en az hastanedeki kadar kötü. Herkes kör olduğu için elektrikler ve sular kesilmiş, insanlar evleri ve dükkanları yağmalamış üstelik herkes bunu normal karşılıyor. İşin en can alıcı noktası ise kilisedeki figürlerin gözleri beyaz boya ile boyanmış. Sanki din bile kör olmuş, yanlışları göremeyecek duruma getirilmiş insanlar tarafından. Peki herkesin bir anda gözü açılırsa ne olur? İnsanoğlu kaybettiklerini nasıl yerine koyar? Günümüzdeki insanları anlatıyor diye düşünmüştüm bu kitabı okuduğumda. Gerçekten insanlar yanlışları çok kolay görmezden gelip normalleştiriyorlar bugünlerde. İşte toplumsal çöküş tam bu noktada başlıyor. Şimdi bu yazıyı
Duygu ve Düşünce
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
Bazı kitapların size geldiği zaman o kadar önemlidir ki sayfalarını çevirdikçe hem bilgilenir hem huzur bulur hem de bittiğinde şifalanırsınız.. Benim çok çaresiz kaldığım zamanlar olmuştu! Yakın bir zamanda sadece birilerinin sesine muhtaç olduğumu hissettiğim, dipsiz kuyularda kalmış gibi mucize beklediğim anlar olmuştu.. Bu kitapla şimdi olduğu gibi, o anda da karşılaşmış olsaydık eğer hayat kurtarıcım, sorunlarımın çözümü ve beni selamete erdireceğinden şüphem yoktu! Geç olsun, güç olmasın diyerekten içimi döktüm biraz size... Dervişin Teselli Koleksiyonu 5. Kitap kendisi. Benim yazarın kalemi ile ilk tanışmam... İnsanoğlu dünyada pek çok sıkıntı yaşar elbette. Aslında yaşam sistemi de insanın duadan el çekmeden yaşayabileceği şekilde ayarlanmıştır. Bu sıkıntıların tek teselli ise ancak dua ile mümkündür.. Yazarımız, geçtiğimiz her satırda duanın önemini, insanoğlunun duaya karşı olan yanlış tutumlarının sonuçlarını, dua etmenin gerekliliğini, dua ederken nelere dikkat etmemiz gerektiğini, dua da ki niyetin temellerini, kabul olan duaların sonucunda nasıl bir yol izlememiz gerektiğini, kul ile Rabbi arasındaki o ince çizginin sınırlarını öyle güzel anlatmış ki okurken yüzümde tebessümle kapadım son sayfamı.. Özellikle duanın sadece ihtiyaç anında değil şükür niyeti ile de yapılması gerektiği kısımlar benim için bir uyanış gibiydi! Son olarak küçük bir not düşeyim: Kapanıştaki duamıza bol bol Âmin! diyorum..
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202686 okunma
Puan vermedi·251 syf.··
2026 5. kitabı
·
63 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 06:13
İnsanoğlu, diğerleri gibi olmama, farklı olma, özel olma arzusunu içinde az çok taşır. Bu kitap da, bu arzudan doğmuş gibi. Kitap, kadın ve erkek okur üzerinden 2. Tekil şahış diliyle yazılmış. Kitapta kadın ve erkek okur tarafından okunan ama hiçbiri tamamlanamayan 10 hikaye var. 8. Bölümde yaşlı yazar -ki bu Calvino'nun ta kendisidir- her romanın başlangıçları dışında birbirine benzediği imasında bulunur ve özgün bir eser vermek için yalnızca başlangıç bölümü olan bir kitap yazmayı düşünür. İşte 8. Bölümde yaşlı yazarın dilinde bu kitabın motivasyonunu öğrenmiş oluruz. Farklılık çabalamakla olmaz, farklı olmaya çabalamak da yersiz. Çünkü her hayat, doğum-yaşam-ölüm ekseninde sürse de biricik anılar ve anlardan ibarettir. Herkes bu serüveni aynı düzlemde fakat farklı deneyimlerle yaşar. İnsan sayısı kadar parmak izi olması gibi.. İnsan sayısı kadar yaşam.. Dolayısıyla yazarın farklılık çabası, -bu abartılı bir itham olabilir belki ama- özgünlük takıntısı, benim gözümde anlatımını yapay kıldı. Isınamadım kitaba.
Bir Kış Gecesi Eğer Bir YolcuItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 20223,593 okunma
10/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 21:27
Sineklerin Tanrısı, William Golding 261 Sayfa, İş Bankası Kültür Yayınları İnsanoğlu anadan doğma masum mudur yoksa içinde kötülüğün tohumu da barınır mı sizce? Sonradan mı öğrenilir kötülük, içimizdeki iyiliği beslemek filizlendirmek çok mu zordur? Ya çocuklar üzerinden okursak tüm bu soruları, ıssız bir adaya düşürsek ya bunları. Altı ile on iki yaş arasındaki beş altı erkek çocuğunu. Bırakalım bakalım kendi hallerine. İyilik mi galip çıkar yoksa diğeri mi? William Golding’in ilk ve en meşhur kitabı Sineklerin Tanrısı. Modern Klasiklerin ilk kitabı olarak basmış İş Bankası ve Kültür Yayınları. Gelecekteki atom savaşı sırasında güvenli bir yere uçakla götürülen çocukların Mercan Adası’na düşmesiyle başlar hikaye. Sonra güç savaşları yaşanır. En büyük olanlar liderlik savaşına girerler, çocuklar kutuplara ayrılır. Ralph ve Jack arasında yaşanan liderlik savaşı günümüzün minik bir örneğine benzer bir anlamda. İnsanın içindeki güç arzusuna boyun eğmesi, fizyolojik ihtiyaçlar, duygusal ihtiyaçlar, doğa ile baş edebilme durumu. Bunların bir kaç çocuk üzerinden anlatılması. Baştan sona okuması oldukça keyifli bir romandı. Okuması kolay olsa da okurken bir o kadar da düşündüren sembolik bir hikayeydi. Okuma grubumuzla sohbet ettiğimizde de oldukça verimli geçen bir okuma olduğuna karar verdik. Bir çok konuyu ele aldık, tartıştık. Çok keyifliydi. Bu senenin belki de son toplantısını gerçekleştirdik ama güzel bir kapanış oldu diyebilirim Sineklerin Tanrısı’nı biz çok sevdik, yürekten tavsiye ediyorum tüm okurlara. Keyifle okuyun #alıntı ”En büyük düşünceler, en basit olanlarıdır.” ”Bizden başka canavar yok belki…”
Edebiyat
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma