Çok eski tarihlerden günümüze kadar gelen kültürsel taşların değerini anlatılmış. Kutsal Taşlar, Yardım Amaçlı Taşlar, İşlevi Bakımından Taşlar olarak başlıklar var. Bu başlıklar altında ise onlarca taş çeşitleri var. Hacerülesved taşı, namaz taşı, şifa taşı, musalla taşı, binek taşı, ezan taşı, nişan taşı vb. yüzlerce taşlar ve nerelerde nasıl kullanıldığını tek tek açıklanmış. Ülkemizde ve Osmanlı'dan bu yana nerelerde hangi taşların örnekleri var resimlerle tek tek gösterilmiş. Bizim o yolda sağda solda gördüğümüz taşların tamamının anlamları varmış meğerse.
Dikkatimi çeken mesele Kanuni Sultan Süleyman türbesinin giriş kapısının ortasında tavana doğru küçükde olsa Hacerülesved den kırılmış bir parça taş varmış.
Mimar Sinan yaptığı çeşmelerde topuk koymak için bile ayrı taş kullanıyormuş.
Küçük köyler yerleşim yerlerinde minaresiz camilerde ezan okumak için taşlar yapılmış.
Yön gösteren taşlar, her savaştan sonra dikilen kutlama taşları, hamallar için bile kapalıçarşılarda hamal taşı yorulunca otursun diye, mezar taşları, binek taşları vb birçok taşları incelemek için okumalısınız.
Belki de okuduğum en savaş karşıtlığı anlatan eser. Aynı zaman da inanç ve Tanrı sorgusunu da kapsıyor. Gerçekten çok güzel cümleler ve anlatım vardı. Farklı çeviriler gördüm ama elimdeki çeviri de çok güzeldi Kültür Bakanlığı Yayınları.
Savaşlarda ölen insanların ne kadar çok olduğu, savaşların ne kadar kötülük getirdiği vs. savaş karşıtı yazarlar arasında belki de en iyisiydi. Tanrı sorgulamasına gelirsek bunca kötülük ve savaşlar olurken, insanlar ölürken neden müdahale etmediği konusunda bir sorgulama var. Seçme kısa hikayeler bölümünde ise Dışarıda, Ama Fareler Uyurlar Gece gibi farklı hikayeler var. Onlar da yine savaşlarla ilgili çok güzel anlatımlar içeriyor. Mutlaka bu yazara göz atmalısınız.
İhsan Oktay Anar sanırım yeni Türk Romancıları arasında benim listemde ilk 10'a rahat girer. Gerek Suskunlar olsun gerekse de Puslu Kıtalar Atlası ikisinde de beni çok etkilemişti. Bu eserde de beni şaşırtmadı ve mükemmel bir eser daha okudum.
Ölümle dalga geçen, oyunlar oynayan bir faninin hikayeleri şeklinde kurmaca oluşturmuş. Harika hikayeler var. Gerek korku gerek aşk üzerine iki tarafında da hikayeleri çok güzeldi. Yazarın karakterlerin içinde dahi kendini eleştirmesine daha doğrusu okur gözünden okuyarak cümleler kurması beni çok etkiledi.
Bazı yerleri komik mizahi yönünü ortaya koyuyor, bazı yerleri gerçekten geriyor, bazı yerleri de aşkın tanımını öyle güzel yapıyor ki çok güzel bir eser okudum.
İhsan Oktay Anar okumaya devam etmek istiyorum. Sizlere de tavsiye ederim. Yerli yazar olarak gerçekten büyük övgüleri hak ediyor.
Sanırım okuduğum romanlar içinde en hüzünlü, acıklı kitap olabilir. Bir insanın başına bu kadar kötü şeyler gelebilir mi ? Evet hayatı 'Yaşamak' ancak bu şekilde bir roman adına " Yaşamak " olarak yansıyabilir. Çok beğenerek okuduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Akıcıydı hiç sıkmadı.
Kitap çok derinlikli ve farklı boyutlarda ele alınabilir. Çin tarihi ve siyasetine atıflarda bulunuyor. Mao dönemi ile ilgili bir çok bölüm var. Roman ana karakteri kötü karakter de ama inanın kötünün de kötüsünü okuyacaksınız. Hayvan severler içingüzel cümleler var. Fazlasıyla düşündürücü felsefik yaşantı sözleri de bulunuyor. Kötü huyların nasıl hayata zarar verdiğini anlatan mükemmel sözleri var. Spoiler vermeden çok hüzünlü ve dramatik bir romanı sizlere rahatlıkla tavsiye edioyurum.
Cemal Sâfi ! Muazzam bir söz yazarı, şair... Orhan Gencebay'ın Orhan Baba olmasındaki en büyük etken. Hele Türk müziğindeki bir çok parçanın söz yazarı.
Şiir kitabı olarak değerlendirirsek mükemmel bir şair. Dörtlüklerin hepsi uyumlu, kafiyeli. Hepsinin bir duygusu var. Kahır, sitem, aşk daha doğrusu tam bir arabesk tarzda yazılmış gel beni bestele diyen şiirler.
Arabesk dinlerken diyoruz ya " Ulen bu hangi kafayla yazılmış, kim yazmış, nasıl bir duyguyla yazmış? " işte onu yazanlardan birisi Cemal Safi.
Duygular, uyum, ahenk mükemmel. Orhan Gencebay'ın ön sözü ile başlıyor. Sön bölümlerde ise kimlere ithaf edildiyse onlara ait dörtlükler var.
Çoğu şiiri gerek sesinden dinleyerek, gerekse Gencebay'ın şarkıları ile bitirdim. Tavsiye ederim, çok güzel ve eğlenceli bir eser oldu benim için.
VurgunCemal Safi · Beste Yayınları · 2019603 okunma