Bugün sizlere kendimizi sorgulamamıza neden olacak bir kitapla geldim. @insan_uyanirsa ’in yazdığı “Gecekondu Müslümanlık” toplumsal ve bireysel dindarlığın içinin nasıl yavaş yavaş boşaldığını, samimiyetin yerini alışkanlıklara ve gösterişe bıraktığı noktaları çarpıcı bir anlatıyla ortaya koyuyor. Hikâye, birbiriyle bağlantılı karakterler üzerinden ilerliyor: inancını özünden koparmış bir toplumda, herkesin kendi çıkarına göre şekillendirdiği bir “Müslümanlık” anlayışı anlatılıyor. Muvahid, Mukallid ve diğerleri, aslında toplumun farklı yüzlerini temsil eden figürler; davranışları, konuşmaları ve tercihlerinin arka planında temelsiz bir inanışın yarattığı çürüme var. Yazar, karakterlerin günlük hayatına yerleştirdiği küçük ama anlamlı ayrıntılarla; riyanın, kalıplaşmış sözlerin, gösterişe dayalı ibadetlerin ve vicdani körlüklerin nasıl sıradanlaştığını gösteriyor. Kitap, bunu sert bir dille değil, sakince bir biçimde yapıyor. Aslında okuyanın karşısına süslenmemiş, olduğu gibi bırakılmış bir gerçeklik çıkıyor. Sonunda ortaya, hikâyeden çok daha fazlası kalıyor: insanı hem toplumsal hem kişisel olarak “öz”e dönmeye, inancın ağırlığını sözlerden değil niyetten okumaya çağıran bir yüzleşme. Din kutsaldır, ne mutlu onu doğru yaşayanlara. İyilikle ve kitapla kalın.