Hadi bana teselli ver...
Soyut olan düşüncenin dile dökülemeyen tarafını somutlaştıran, okuruna tamamlayabileceği şiirsel metinler armağan eden psikolog, şair, çevirmen.
Hakkında ne yazarsak eğreti kalacak bir yazar.
Oruç Aruoba---
Dilini anlamaya çalışmaktan öteye tamamlayama çalışmamızın elzem olduğu, metaforları, felsefeyi, şiiri ve tüm zamanları yaşayan ve yaşatan yazar.
Felsefe şiirselleştirilebiliniyor muymuş?(tuhaf oldu)----
Şiirler yazılırken şiir yapılamaz felsefe yapılabilir. Yapmak eylemi anlamağa çalışmaktan çok tamamlamaya çalışmaktır.
Şiirsel metin kavramını Oruc Aruoba ile öğrendim. Önce ağzınızda apacı bir tat bırakıyor antibiyotik gibi daha sonra merak ile karışan bir haz, tutku karmaşası beliriyor. Ne kadar yabancı kalırsanız diline o kadar tanıdıklaşmaya başlıyor metinler.
O'nun dili yaşanılanı yaşatmak üzerine kurulu. Eserlerinde filozoflardan, şairlerden alıntılara bir şekilde rastlanır. Oruç Aruoba'yı farklılaştıran soyut düşüncenin metaforlaştırılması, dilini felsefe ile birlikte şiirsel bir metine dönüştürmesidir.
Okuyucuya sesleniyor, seslenme tarzı bile bir farklı tavır hâli gibi. "SEN" tamamla bak "BEN" tamamlayamam der gibi yazmıştır. Bazı metinlerin sonunda okuyucuyu şüpheye düşüren seslenmeleri var kaçınılmaz olan geçmişe dönüp o sayfayı tekrar okuyorsunuz.
Çelişkilerin eğreti, karmaşık durmadığı, felsefe---edebiyat denklemini eşitlemeye çalışan ve bu iki alanı birbirine kaynaştırmayı başaran farklılıkları ile yakın olabilmeyi başarmış bir yazar. ---Oruç Aruoba
Bana teselli ver...
Önceleri
Sonraları
Şimdiki zamanları boşver tüm zamanların tesellisini ver bana..
Neden istiyorum bilmiyorum?
Geleceğim
Geldin
Gelmiştin
Gelecektin.. isteyerek gel dedim, muğlak olanları beynime asılı bırakma --
Geldin.. ötekiydin benleştirmeye çalıştım