“Hayat; zaman geçtikçe, biz değiştikçe gözümüzün önünde durmadan değişir. Her insanın huzursuz, mutsuz, üzgün olduğu dönemler olabilir. Bu durumdayken olayları nasıl dengeleyebileceğimiz görüş alanımızdan çıkabilmektedir. Hiçbir şeyin kesinliği yoktur. Zaman zaman güçlük yaşadığımız dönemlerin bize kalıcı ve hiç geçmeyecekmiş gibi gelmesi kesinlik arayışımızdan kaynaklanır. Çünkü kesinliği olmayan, nasıl sonuçlanacağını bilemediğimiz her olay bir kaygıyı da beraberinde getirir.”
“Bazen mutlu olmak için kendimizi diğer insanlara bağımlı bir hâle getiririz ve sonucunda hayal kırıklığına uğrarız. Mutluluğumuzun,iç huzurumuzun bir başkasına bağlı olmadığını kendimize tekrar etmekte fayda var. Mutluluğunu kendi yaratan insan daha az hayal kırıklığına uğrar.”
“Ayrılık anksiyetesi temel anksiyetedir ve ölüm korkusu dahil olmak üzere, diğer anksiyete kaynakları, ayrılık anksiyetesiyle eşlenerek duygusal anlam kazanmaktadır. Bir başka deyişle, ölüm korkutucudur çünkü ayrılma anksiyetesini tekrar uyandırır.”