Zamanında geriye gidiyoruz anlaşılan, diyor kız, yakında hepimiz bisiklete bineriz, kıyafetlerimizi elde yıkarız, akşam yemeğini beş çayıyla karışık yeriz, kim olduğumuzu unutacak hâle geleceğiz, internet olmayınca ben kendimi birey olarak algılayamıyorum.
Haberlerde bir kararname daha bildiriliyor, yabancı medya kuruluşlarını dinlemek de okumak da yasaklanmıştır, yurtdışı haber kanalları engellenecektir ve bugünden itibaren planlı bir internet kesintisi başlamaktadır. Saçmalığa bakın diyor Bailey, nasıl öylece kapatabilirler ki interneti? Bilmem ki be canım, istediklerini yapabiliyorlar, medya akışını kontrol etmek istiyorlar, olan bitenden haberimiz olmasını istemiyorlar.
Birbiriyle bağlantısız sahneler yazıyorum. Bazıları, en şiddetlileri, neredeyse zahmetsizce çıkıyor. İçimde olan her şey şimdi burada, önümde. Tekrar okumak istemiyorum, buna dayanabileceğimi sanmıyorum. Sadece yazıyorum. Telefonum kapalı ve internet kablosu çekili. Dünya dışarıda. Bırak dışarıda kalsın. Gelip gelmediğini öğrenmek istemiyorum.
İnternet üzerinden aşağılayıcı, taciz edici ve gözdağı veren mesajlar göndermek, belirli internet sitelerinde çirkin dedikodular yaymak ve birisinin çok özel bilgilerini yaymak siber zorbalık olarak adlandırılıyor ( Willard, 2007). Kimi tahminlere göre internet kullanan ergenlerin neredeyse üçte biri siber-zorbalık yapıyor ( Li, 2007; Scharnberg, 2007). Siber- zorbalık kurbanları üzerinde ciddi psikolojik sonuçlar doğurabilir - örneğin, kaygı, okul fobisi, öz saygı eksikliği ve bazı vakalarda intihar ( Thomas, 2006).
Birbirini tanımak isteyen de yoktu,yakınlık kurmak isteyen de. Her şey günübirlikti. İçtensizdi. Ne kadar da korkutucuydu böyle, internet bu çağın gerçek vebasıydı ama değil mi?