8/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
In Amis’s famous novel, London Fields, the witty language is used and highlighted in the book repatedly. With the use of wit and pan (word play) Amis creates one of the most intelligent written novel ‘London Fields’. These uses of high elevated language and word plays also gives us the hints of postmodern fiction. As the novel is considered one of the best novel representing postmodernism, one can appreciate it due to the style that the novel is written, by means of wit and language. To give examples from the book; -It was fixed. It was written. The murderer was not the murderer. But the murderee had always been a murderee. The quote from Samson Young foreshadows that the real murderer is not the one we think, it will change. However the murderee ‘Nicola’ will always be the victim, not be affected by the inconstant murderer. - I know what his poetry will be about. What poetry is always about. The cruelty of the poet’s mistress. In this quote we can also sense the metaphor that is made to Nicola. Here Samson , as a writer, claims that the poets are writing poetry due to the relationship between their mistresses. It is known that Young also writes a novel about Nicola, creating the same plot with the poets he criticizes. -I close my eyes, trying to see a way- how do writers dare do what they do ? – and there is just chaos. It seems to me that writing brings trouble with it, moral trouble, unexamined trouble. Even to the best. -When God got mad he was a jealous God. He had other planets, thanks, and in better parts of the universe. He promised plague, famine mile-high tides, sound-speed winds and terror, ubiquitous and incessant terror, with blood flowing bridle deep. He threatened to make her old and keep her that way forever… Cross that firebreak and then cross that
Londra'da Bir ParkMartin Amis · Yapı Kredi Yayınları · 201010 okunma
5/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 14:19
"But, alas, I had done what I had determined not to do; I had slipped unthinkingly into praise of my own sex." (page: 121) A Room of One's Own is best understood when we first reflect on what feminism actually represents. Is it merely a demand for equality? Or a rebellion against centuries of imposed roles and limitations placed upon women? Even today, when we read about the historical denial of women’s most basic rights and freedoms, we are still surprised, perhaps because contemporary society presents such a different image of gender roles. Let us imagine a world in which women were confined solely to domestic responsibilities: raising children, sewing, and managing the household, often forced into marriage and denied access to education. A world in which they had no private space, not even half an hour truly their own. In Woolf’s argument, the absence of such material and intellectual space explains why fewer women emerged as successful writers. Without a room of one’s own, she suggests, a woman is also deprived of an inner world that belongs to her alone. Nothing is truly hers; everything is defined through ownership by men. Even the impulse to resist such conditions is gradually suppressed. Woolf’s writing carries a clear sense of intellectual rebellion. She questions why women could not live as freely as men, and imagines the creative potential that might have emerged under equal conditions. She also attempts to explain male claims of superiority through psychological and social patterns: insecurity masked as dominance, and the need to define oneself as superior to at least half of society in order to compensate for internal doubt. Meanwhile, women, historically excluded even from libraries and formal education, were denied the very conditions necessary to
Feminizm
A Room of One's OwnVirginia Woolf · ‎Penguin Classics · 202048,2bin okunma
Reklam
5/10
·675 syf.··
2026 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 09:43
Portekizli yazardan okuduğum ilk kitabın ilk sayfaları işte bu aradığım kitap, dedirtti ama bu heyecan pek fazla uzun sürmedi, sanki birer yemekti benim için bu kitap. Evet, aynen öyle, belki de ekşi hafif bir tatlı. Başlarda görünüşü ve damağa gelen ilk tadın hazzı bambaşka oluyor lokmaların devamı nedense o ilk deneyimdeki hissiyatı bozuyor daha iyisi yeniden inşa ediyor, bu okuduğum çoğu kitaptaki genel süreç: İnşa edilen ve edilmekte olan yapı ilk satırların ve sayfaların gölgesine bütünüyle özellikle de ortalarına doğru sığınmakla yetiniyor, onu aşamıyor. Ben şimdi bunun nedenini arıyorum, bu kitap bana bu konuda ciddi anlamda destek verdi, okurken fark etmemi sağladı üstelik okuma süreçlerinde ki bu deneyimi aktarmadan ki ben kendisi üzerinden deney yapmış bulunmaktayım. İlk başlarda işte aradığım tarz bu dedirtirken yavaş yavaş kendini soldurması tamamen olağan! İnsan her şeye alışır____haklılar, ben sıkıldım o kadar. Gerçi biraz da karakterin görüşleri etkili oldu, bu görüşler yer yer tekrara düştü, yer yer huzur dahi verdi! Eh, tabi huzursuzluğun kitabında huzur bulunca o kısa soluk alınan satır da bunalttı insanı. Kitabın kendisine döneyim yazarın hayali olarak oluşturduğu yazarlarından birinin bilinç akışı aforizmaları deyip geçmeden gerçi aforizmadan çok kısa hikayesiz anekdot. Konu belli zaten, yaşamak! Ah, hayır, öyle değil! Bildiğimiz yaşamak değil. Uyuyan Adam'ı, Yer Altından Notları hatırlatıyor şayet uyuyanın sersemliği, yer altındakinin keskin virajlarını göz ardı edersek zira karakter eminsiz vücuda anlam yüklü kumaştan pelerin seriyor, uçmak için değil, yazar kendini izlemek istiyor olabilir ancak ben her cümleyi dikkatle irdelemek isteyebileceğim kadar oyuncu rolünü giremeyeceğim. Dedim ya yemek bu, belki de soğudu artık.
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,6bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 11. kitabı
youtu.be/ZoUsdRcoShk?si=... The book suggests that the human mind is naturally composed of various "parts" and a core, undamaged Self. It emphasizes that there are "no bad parts," as even the most destructive behaviors are well-intentioned attempts by protective parts to manage trauma and shield vulnerable "exiles". Through practical exercises, the author demonstrates how individuals can access their compassionate Self-leadership to heal these parts and restore internal harmony and wholeness.
No Bad PartsRichard C. Schwartz · Sounds True · 202143 okunma
ROMEO & JULIET: VERONA SOKAKLARINDA BİR AŞK TRAJEDİSİ
10/10
·64 syf.··
2025 17. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 18:01
I.Yazarın “Kayıp Yılları” ve Şiirsel Zirvesi William Shakespeare (1564 -1616), İngiliz edebiyatının ve dünya dram sanatının en güçlü kalemi olarak kabul edilir. İlginçtir ki; 1585-1592 yılları arası “kayıp yıllar” olarak bilinir ve bu sürece dair hiçbir kayıt yoktur. Yazar bu eseri kaleme aldığında şiirsel yeteneğinin doruğundadır; metni sadece bir sahne metni değil, her satırı titizlikle işlenmiş birer sonnet estetiğinde kurgular. Eserdeki dil, karakterlerin sınıfsal durumunu yansıtır: Soylular ağdalı ve kafiyeli konuşurken, halk tabakası (örneğin Dadı) daha düz ve kaba bir dil kullanır. II. Beş Perdelik Bir Hız Trajedisi Romeo & Juliet basit bir aşk hikâyesi sanılsa da; toplumsal nefretin ve fevri gençliğin zamansız bir tahlilidir. Oyunun en çarpıcı özelliği hızıdır. Tüm olay örgüsü sadece 4-5 günlük bir zaman dilimine sıkıştırılmıştır. *External Conflict (Dışsal Çatışma): Montegue ve Capulet ailelerinin bitmek bilmeyen düşmanlığı. *Internal Conflict (İçsel Çatışma): Karakterlerin aile sadakati ile bireysel arzuları arasındaki sıkışmışlık. Shakespeare, tempoyu o kadar yüksek tutar ki karakterlerin durup düşünmesine imkân tanımaz; bu da okuyucuyu kaçınılmaz sona doğru sürükler. III. Juliet: İtaatkâr Bir Çocuktan Dinamik Bir Karaktere Trajedinin görünür merkezi Romeo olsa da, metnin asıl Dynamic Character’ı (Dinamik Karakter) Juliet’tir. Başlangıçta ailesine itaat eden bir çocukken; oyun sonunda dünyayı ve ölümü göze alan iradeli bir kadına dönüşür. Meşhur “Gülün adı başka olsaydı da aynı kokmaz mıydı?” sorusu onun yaşadığı büyük iç çatışmanın özetidir. IV. Metnin Filolojik Şifreleri ve Edebi Sanatlar Shakespeare, metni güçlendirmek ve okuru finale hazırlamak için güçlü teknikler kullanır: -Foreshadowing (Önceden Sezdirme):
1000Kitap
Romeo and JulietWilliam Shakespeare · Oxford University Press · 200775,8bin okunma
DÜZENİ AŞIRI İYİ KURULMUŞ BİR DİSTOPYA ESERİ
8/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2025 80. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 00:00
Öncelikle kitabı çok beğendim bunu söylemek istiyorum.Bence kitap okuyucuya bir distopya kitabından beklenecek her şeyi fazlasıyla veriyordu.Gerçekten konu güzel işlenmişti yazım dili sadeydi diyaloglarla harmanlanması da başarılıydı.Kitap gelecek yıllarda tüm dünyanın tek bir devlet ile yönetilmesini anlatıyor bu dönemde evler camdan yiyecekler sahte istediğin saatte dışarı çıkma istediğin ilişki içerisinde olmak istediğin saatte yatmak ve uyumak yasak.Yani kısaca devlet yüzünden karakterlerin özel yaşamları yok. Biz de bu sistemde İntegral ismindeki bir uzay gemisini tasarlayan ve çalışmalar yapan bir mühendis olan D-503’ün günlüklerini okuyoruz.Günlük okumayı çok seviyorum bence kitaplarda günlük mektup veya karakterin anılarını anlatması gibi yöntemler hikayeyi zenginleştiriyor burada da aynısı geçerliydi.Günlük formatında olduğu için aslında ana karakter bize kendi sistemini açıklıyor ve samimi bir dil kullanıyor bu çok hoş bence. Bu sistemde insanların adları da yok sayılarla çağrılıyorlar yani insanları kendilerine has yapan özellikler sömürülmüş bir nevi.Karakterimizin başta sistemden memnun olduğunu görürken ardından I-330 ile tanışmasıyla ve bir çeşit olaylar sonucunda sistemi sorgulamasını okuyoruz ve bence bu akış çok iyi işlenmişti.Karakter sorgulamaya ve gittikçe bilinçlenmeye başlıyordu bu bir distopya için olmazsa olmazdır. Yani bu sistemde insanlar özgürlüğü istemesin diye devlet tarafından özgürlük kötü ve mutsuzluk kaynağı bir öge olarak gösteriliyor.Yazarımız Rus ve Stalin döneminde de yaşamış bu kitapta da Stalin devrine bir gönderme ve benzerlik olduğu fark ediliyor ki Rusya’da uzun süre yayımlanmamış.Dediğim gibi aşırı güzel bir eserdi okuyun okutturun inanın çok beğeneceksiniz.Hem akıcı ve yalın bir anlatıma hem de zengin bir olay
Edebiyat
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202211,9bin okunma
Reklam
Reklam