Batuhan

Hayır, Drogo fiziksel olarak çökmemişti, eğer yeniden ata binmek ya da merdivenleri hızla çıkmak istese, bunu pekâlâ yapabilirdi ama önemli olan bu değildi. Önemli olan, böyle bir şeye hiç heves etmemesiydi, öğleden sonraları taşlıklı ovada yürüyüş yapacağına, kısa bir uyku çekmeyi tercih ediyordu. İşte önemli olan budur, ancak bu, yılların geçişinin de bir göstergesidir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanın, tek başına olduğu ve hiç kimseyle konuşmadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde, Drogo, insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde, duydukları sevgi ne kadar büyük olursa olsun, diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti.
Drogo hem Maria'yı hem de Maria'nın içinde yaşadığı dünyayı hâlâ sevmekte olduğunu biliyordu: Ama eskiden yaşamını besleyen her şey uzaklaşmıştı, kendi yerinin rahatlıkla işgal edildiği yabancı bir dünyaydı o artık. Ve Drogo, o dünyayı, şimdi biraz özlemle karışık olsa da, dışarıdan seyrediyordu; oraya geri dönmek kendisine rahatsızlık verecekti. Yeni simalar, farklı alışkanlıklar, yeni aşklar, alışık olmadığı yeni konuşma tarzları oluşmuştu. Artık bu onun yaşamı değildi; o başka bir yola koşulmuştu, geriye dönmek aptalca ve boşunaydı.
Gençliğinin solmaya başlamış olmasına rağmen, inatçı bir yanılsama sonucu, yaşam bitmek bilmezmiş gibi görünüyordu gözüne.
Halbuki, birisi ona "Yaşadığın sürece bu hep böyle olacak, sonuna kadar hep aynı şey." demiş olsaydı, o da kendine gelirdi. "Olamaz." derdi, "muhakkak farklı bir şeyler olagelmeli, öyle bir şey ki, insan artık sonuna gelmiş olsam bile beklemeye değmiş diyebilmeli."