Sözgelişi, bir kadın arzuluyorum. Bu da doğaldı, gençtim çünkü. Özel olarak Marie'yi hiç düşündüğüm yoktu. Fakat bir kadını, bütün kadınları, tanımış olduklarımın hepsini, onları ne türlü şartlar içinde sevmiş olduğumu o kadar çok düşünüyordum ki, hücrem bir sürü kadın yüzü ve benim şehvetimle doluyordu. Bir yandan bu dengemi bozuyordu. Ancak diğer yandan da, vakit geçirmeye yarıyordu.