Mükemmel bir eser diyebilirim, yaşanan olayların gerçek oluşu daha da işliyor insanın içine..
Kitapta çoğu yerde baş karakter Marguerite'in yanında bulunmayı öyle çok istedim ki, böyle bir yaşamın ana karakterin yanında bulunamadan sadece kitap şeklini okumak bana çok eksik ve hüzünlü hissettirdi, Keşke Marguerite'in yaşamına bir sihirli değnek ile dokunabilseydim..
Eserde fazlaca melankoli ve dram var yürek acıtıyor ve bu yönü oldukça sürükleyici.
İçerisinde; kadına, işçi kadınlara karşı değinilmiş güzel bakış açıları var.
Kitabın konusu Yakışıklı ve genç Beyefendi Armand'ın Parisli bir yosma olan Marguerite'ye olan aşkını ve Marguerite'nin bir işçi sınıfı kadını olarak gerçek bir aşkın bir fahişe için mümkün olup olmayacağını gözler önüne seriyor ve okuyucuya en iyi geçen yerler ise Marguerite'nin ruhsal tahlilinin yapıldığı yerler oluyor.
Bence okunması gereken çok iyi bir eser.
Eserden alıntılarla bitirmek istiyorum,
✓Kötülük, boş bir kendini beğenmişlikten başka bir şey değildir. Bizler iyi olmakla yetinelim ve asla umudumuzu yitirmeyelim.
✓Annemiz, kardeşimiz, kızımız ya da eşimiz olmayan diğer kadınları da hor görmeyelim.
✓Ben her şeyin azda olduğuna kanaat getirenlerdenim. Çocuk küçüktür, ama içinde insan vardır; beyin dardır, ama içinde düşünceyi saklar; göz nokta kadardır ama fersahlarca uzağı görebilir.
Benim fikrimce, tıpkı bir dilin esaslı bir biçimde öğrenildikten sonra konuşulabilmesi gibi, güçlü roman kahramanları da ancak insanların çok iyi incelenmesiyle yaratılabilir.
Lise edebiyatından beri pek çok kez Mustafa Kutluy'u duymuş olmama karşın okuduğum ilk eseri.
Ve bu kitap yani Huzursuz Bacak bende yazarın diğer eserlerini okuma isteği de uyandırdı, kitap çok akıcı olmasına rağmen Türkçede az bilinen kelimeleri kitapta fazlaca görüyoruz anlatımı gayet başarılı olan eser anlatıcının gözünden baktırabiliyor.
Konusuna gelecek olursam; Yurt dışında eğitimini ve kariyerini tamamlayan Ömer Faruk Türkiye'ye dönme kararı alır fakat döndüğünde hiç bir şey bıraktığı gibi değildir, Hayal kırıklıkları ve eskiyi arayış içerisindedir kapitalist sisteme boyun eğen eş dost onu üzer ve kendi yol ayrımını belirlemede büyük rol oynar.
Dindarlık, muhafazakarlık, ekonomi, iç ve dış piyasa, ülke istikrarı, moderenleşme, kentleşme ile ilgili pek çok konuya değinmesiyle yazar kitabını klasik öykü anlayışından ayırıyor ve eserin en sevdiğim yanı bu oldu.
Farklı bakış açısı ve kapital düzen köleliği farkındalığı için okunması gereken çok güzel bir eser.
Son olarak eserde anlamı pek bilinmeyen kelimeleri ben de merak ettim ve araştırdım, bu kelimelerin
Kelime haznemize yerleşmesi dileğiyle
Keyifli okumalar.
✓Pagoda:Budistlerin dinî yapılarına verilen ad.
✓Hegemonya: Bir sistem içerisindeki bir elemanın diğerlerinden üstün, baskın olduğunu belirtir.
✓Fütühat: (Fütuh. C.) Fetihler, zaferler, galibiyetler.
✓Talik etmek:
1.asmak.
2.(bir işi) başka bir zamana bırakmak, gerçekleşmesini ileriye atmak, başka bir zamana bırakmak.
Benzer:
ertelemek
✓Ardiye:
1. Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm.
2. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer depo:
"Ardiyeler ağız ağıza dolmuştu."
•Sait Faik Abasıyanık•
3. Böyle bir yerde saklanan eşya için ödenen ücret.
✓Bilabedel: Emlak sektöründe kullanılan bir kelime olup, anlamı ücretsiz,