"yollar hep eğridir-bu yüzden sendeleyip durur doğru dürüst yürüyen kişi: o, düzdür, yönü bellidir; belirsiz, sallantılı olan yoldur. zaten, hep, kırık-dökük, paramparça ilişkiler bırakıp ardında, böylesine yıkıcı, yırtıcı bir yolda yürümüyor mu yaşam?"
"insanlar ne sanıyorlar ki 'düzen'i-kendi dar, çarpık açılarından bakarak: sabah-akşam, gidiş-gelişlerini 'düzenleyen' bir 'seyrüsefer nizamnamesi' mi?!- oysa, asıl düzen, düzensizlikten çıkarak düzene ulaşmağa çabalayan bir düzenleme uğraşısında bulunabilir ancak."