Onu din adamlarının egemenliğinden kurtarmayı, bilimi sınıf egemenliğinin bir aracı olmaktan çıkarıp halkın bir gücüne dönüştürmeyi, bilim adamlarını sınıfsal önyargıların hizmetçileri, makam avcısı devlet asalakları ve sermayenin müttefikleri olmaktan çıkarıp düşüncenin özgür temsilcilerine dönüştürmeyi sadece işçi sınıfının başarabileceğini hissediyor! Bilim, gerçek rolünü ancak Emek Cumhuriyetinde oynayabilir.
Onları kent proletaryasının kurtuluşundan daha fazla korkutan şey, köylülerin kurtuluşu! Köylüler, çok geçmeden, kent proleteryasını kendi önderleri ve eğiticileri olarak selamlardı!
Evren boş değildi! Evren ıssız değildi! Evren hayat doluydu! İnsanoğlu yaşam izlerini evrenin en uzak noktalarında ararken aslında hayatın yanı başlarında olduğundan habersizdi.
Kürt ve Türkiye sosyalist gençliği; Marx, Engels, Lenin, Rosa Luxembourg, Gramsci ve Fanon gibi daha nice Marksist okumaları dahil feminist teori de olmak üzere kendini geliştirip bunu pratik içinde yoğururken; bilinçsiz gençliğin 'özümüze ve geçmişe dönelim' kaygısıyla Nazizme varacak derecede gerici fikirlerle haşır neşir olması çok üzücü.
Zafer Partisi gibi ne idüğü belirsiz oluşumlar her şeyi çorba ederek Mustafa Kemal ve Hüseyin Nihal Atsız'ı yan yana getiriyor... oysa Atsız en büyük karşıtlarından Mustafa Kemal'in.
Burjuva devrimcisi kemalist ideolojiden bile gerideler şu haliyle milliyetçiler. İdeolojik okumaları doğru yapamayınca ölü bir düşünce yapısı ortaya çıkıyor haliyle. Reaksiyoner olmaktan, sosyal medyada ses çıkarmaktan öteye gidemeyen topluluk bile olamamış atomize bireyler.