Ben Kimim
Burada yaptığım bütün sözlerim ve yazılarımın içinde bulduğu kitap çalışmam yeni sezon da baskıya geçmiş olacak. Tabi o kitap ile gerçek kimliğim de aşikar olmuş olacak.☺️ O zaman yeni sezonu bekleyelim. İp ucu: 7. Kitabım olacak
1000Kitap
Kalemin Kendini Astığı Gün O gün oda sessizdi, pencereden sızan ışık bile yorgundu. Masanın üstünde duruyordu, o eski, sadık kalemim... Ucu kırık, kalbi tükenmiş. Kağıtlar boş bakıyordu ona, kelimeler kaçmıştı çoktan, bir bir terk etmişti sayfaları. Sen gideli beri hiçbir cümle tutmuyordu kendini. Kalem önce iç çekti, mürekkabı gözyaşı gibi aktı damarlarından. Sonra yavaşça doğruldu, ip gibi ince bir satır çekti boynuna. Asıldı. Asılırken bile adını fısıldadı, her hecenle titredi ucu. "Bir daha yazamayacağım," dedi, "çünkü sensiz hiçbir şey güzel değil." Şimdi masada asılı duruyor, rüzgârda hafif hafif sallanıyor. Ben de orada duruyorum, elimi uzatamıyorum. Dokunsam düşecek,
Şiir
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnsanlar senin hayatındaki olumsuz durumlar üzerinde güzelleme yapmayı sever oysaki sıra kendilerine gelince iğne ucu kadar bir sorununu kocaman bir sorunmuş gibi lanse etmeyi iyi bilirler elbette bu sorun küçümseme değil ama bilinçli olarak bunu büyütmek acizlik belirtisi insanoğlu işte söz konusu karşı taraf olunca hayatları üzerinde ip atlamayı severler .
Kendi Geleceğinin İplerini Başkasının Eline Verme,
Hayat, senin ellerinde tuttuğun bir iptir. O ip, seni yarınlara bağlayan tek şeydir. Senin kararların, senin iraden, senin yolun… hepsi o ipin ucundadır. Ama insan bazen fark etmeden o ipi başkasının eline verir. Sevdiği için verir, güvendiği için verir, yalnız kalmaktan korktuğu için verir. Sonra ne olur biliyor musun? Bir bakarsın, yürüdüğün yol bile sana ait değildir. Çünkü sen yön vermeyi bırakmışsındır, sadece çekildiğin yere gitmeye başlamışsındır. İplerini teslim etmek, sadece kontrolü vermek değildir. Kendinden vazgeçmektir biraz. Kendi sesini kısmaktır. Kendi istediğin hayatı ertelemektir. Başta fark edilmez bu. Çünkü insan, sevdiği birine yaslanmayı güven sanar. "O benim için en iyisini bilir" dersin. "Beni benden iyi tanıyor" dersin. Ama zaman geçtikçe kendi kararlarını değil, onun istediklerini yaşamaya başlarsın. İşte insan en çok burada kaybolur. Çünkü bir süre sonra neyi gerçekten kendisinin istediğini bile ayırt edemez hale gelir. "Kendi geleceğini başkasının eline verdiğinde, bir gün kendi hayatına yabancı hissedersin." Bak, bunu yaşayan biri olarak söylüyorum; insan bir anda değişmiyor. Yavaş yavaş eksiliyor. Önce küçük şeylerden vazgeçiyorsun. Sonra hayallerinden. Sonra kendinden. Bir bakmışsın, sırf biri kalsın diye kendi içinden parçalar bırakmışsın. Ve en kötüsü şu; bunu yaparken sevgi sandığın için fark etmiyorsun. Ama gerçek şu: Sevgi, seni kendinden uzaklaştırıyorsa, orada bir yanlış vardır. Çünkü doğru insanlar seni küçültmez. Seni kendinden vazgeçirecek bir sevgi, sevgi değildir zaten. Sadece bağımlılığın güzel gösterilmiş halidir. İplerini başkasına verdiğin zaman, hayatın yönünü de ona teslim etmiş olursun. O mutluysa iyi hissedersin, o giderse yıkılırsın, o değişirse sen de değişirsin. Çünkü merkez artık sen değilsindir. Ve insanın
1000Kitap
Ah fragmanı olsaydı Şu hayatın, şu sürprizli kutunun Bir ip ucu verseydi yani Deseydi en azından Beklediğindi biliyorum çilekli pasta Sana hazırladığım ise ayva… Ali İhsan Konuklu
Hayat ve İnsanlar Resitali Nuh Karaaslan Pantolonunu çekti yukarı. Kaderinde delik vardı zaten, Kemerinden delik aradı... Yerleştirdi kalçasını. Gerindi bi şöyle. Gömleğinin kolunu sıvadı, Esnedi bi şöyle. Aynada kendisini aradı, Sülük Süleyman, Aceleyle çıktı evden. Aklının gramı evde kaldı... Kaç gramlıktı ki zaten aklı.. İşsizler kahvesinin baş köşesi, Atadan ona kaldı. Okeyi atar, kahveyi telvesiyle yuvarlardı. Günleri hep böyleydi. Günlerine gün katardı... ..... Sülük Süleyman, işsizler kahvesinin okey güneşiydi; ama, durmadan bocalayan... Kalın mercekli, Lacivert çerçeveli, Acayip yuvarlak camlı, Gözlüğünü, Tek gözü kapalı olduğu halde, Komidinin en tozlu, En uzak köşesinde,
Şiir