Bir kere ölümün gerçekliğini hayatın en büyük saklı imkanı olarak kavramayı öğrendiğimizde ne sadece edilgin bir şekilde biyolojik bir türün göçüp gitmesini beklemek, ne onun üzerine kara kara düşünmek, ne de onun gelişini çabuklaştırmayı istemek zorunda kalırız. Ölüm o zaman ne bir dost ne de bir yabancı olarak görülecektir.
Artık Marilyn yoktu ve gerçek hayat bitmişti. Kendimi ağır ve hüzünlü hissediyordum ve bunu kimsenin düzeltemeyeceğini biliyordum. Marilyn öldü. Tabutun içinde çürüyen bedenini düşündüm. O artık sadece benim zihnimde yaşıyor.