''Toprak ve su insanlar arasında eşit paylaşılır, kendi tarlamızı sürüp eker, kendi ekinimizi biçebilirsek neden mutlu olmayalım Tolgonay? İnsan için en büyük mutluluk budur. Çiftçinin bütün zevki ekip biçtiğinin kendinin olmasıdır.''
Hayat dediğimiz şey çok ilginç ve bizim şimdilerde ondan vazgeçmeye hiç niyetimiz yok. Yapılacak çok işimiz var daha ve ben seninle uzun bir ömür geçirmek istiyorum...
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla,çevremizle,çevredekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.
Kitabı okurken en zorlandığım yer, göz yaşlarımın başladığı an dinmesi için kitaba ara vermem ve bunun defalarca tekrarlanmasıydı. Cengiz Aytmatov'un okuduğum ilk kitabı ( kalıplaşmış bir cümlem geliyor) ve son olmayacak. Ben bozkır çocuğuyum bozkırda doğup büyüdüm. Ve bu da kitapta anlatılan hasat işleri ve bozkır doğasında kendimi hissedip olayların içine karışmamı sağladı. Ve ondan sonra gözyaşlarım durmadı...
Kitapta savaş meydanında eşini ve üç oğlunu kaybetmiş bir kadının acılarını, çektiği zorlukları ve de mücadelesini anlatıyor. Bu mücadele hem acılarla dolu yaşamıyla, hem açlıkla hemde daha nice sorunlarla. Tolgonay ana ( kitabı bitirdikten sonra ona, ana demek en doğru tabir sanırım) bu yıllarda yaşadıklarını ekip biçtiği toprakla konuşarak bizlere sunuyor. Bu acı dolu anıları dinlemek bile o acıları hissetmenize neden oluyor...
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202278bin okunma