Halk arasındaki yaygın inanışa göre, kanserin yayılma şansı
bulmadan "erkenden yakalanması" gerekir. Biyolojik gerçeklik
ise bundan hayli farklıdır: Bir tümör teşhis edilebilir hale geldiginde, çogu vakada yayılma halihazırda meydana gelmiş olur. İngiliz onkolog Basil Stoll'un işaret ettigi üzere, "Erken dönemdeki kanserlerin büyük bir oranında, ilk tümör teşhis edilene
dek gizli metastaz çoktan gerçekleşmiş olur.Ancak metastazların çogu ya ömrünü tamamlayıp yok olur, ya da uzunca bir süre hareketsiz kalır.
iki katına çıkma süresi -bir tümörün agırlıgının ebat olarak iki katına çıkması için gereken süre-bir kanser türünden digerine degişiklik gösterir ve her bir kanser türü içerisinde de çok çeşitli süreler gözlenir. Cilt veya gögüs gibi kolayca erişilebilir
beden dokularında bile, bir tümörün klinik olarak tespit edilebilir hale gelmesi için, ebat olarak yaklaşık yarım grama ulaşması, yani takriben beş yüz milyon hücre içermesi gerekir. Habis mutasyonlu tek bir hücrenin, bu boyutlara ulaşması için ortalama otuz katına ulaşması gerekir. Meme kanserinde iki katına çıkma süresi birkaç gün ile bir buçuk yıl arasında çeşitlilik göstermektedir; ortalaması yaklaşık dört ay olarak ölçülmüştür. "Bir tümör hücresi en yüksek oranda sabit büyüme gösterse, klinik olarak görünür hale gelmesi için yaklaşık sekiz yıl geçecektir ve bazı kaynaklar, klinik olarak görünür hale gelmek için yaklaşık 15-20 yıllık bir süreyi gerektiren, çok daha uzun
bir iki katına çıkma süresi öne sürmektedir."