Size her zaman, çalışmanın bir lanet, zahmetli bir işin bir talihsizlik olduğu söylendi.
Ama ben size diyorum ki, çalıştığınız zaman, yer yüzünün en yüce rüyasının bu rüya doğarken sizin payınıza ayrılmış olan parçasını gerçekleştiriyorsu nuz, Ve siz çalışırken, gerçekte hayatı seviyorsunuz, Ve hayatı çalışarak sevmek, hayatın en derin sır rına ermektir.
Size varoluşun karanlık olduğu da söylendi, siz de bu bezginlik içinde, bezginlerin size söylediklerini yineleyip duruyorsunuz.
Ve ben, size, hayatın arzu olmadıkça gerçekten karanlık olduğunu, Ve bu arzunun, bilgi olmadıkça, kör olduğunu, Ve bu bilginin, çalışma olmadıkça, nafile oldu ğunu, Ve çalışmanın da, aşk olmadıkça, kof olduğunu söylüyorum.
Aşkla çalıştığınız zaman, kendinizi kendinize, başkalarına ve Tanrı’ya bağlamış olursunuz.
Yalnızlığını seviyordu, beni de yalnızlığıma alışmaya, onu sevmeye, kendime ait olmaya teşvik ediyordu. Yakında bana veda edeceğini biliyor, gittiği vakit hayatımda açılması olası boşlukla şimdiden barıştırıyordu beni. Ben önemli değilim, diyordu. Sen de değilsin. Kendini önemli sananların hiçbiri önemli değil. Yaşa sadece.