İpek Dadakçı

10/10
·608 syf.··
2026 60. kitabı
Ba-yıl-dım bu kitaba! Coetzee’den daha önce “Utanç”, “Barbarları Beklerken” ve “Michael K” romanlarını okumuştum ve hepsini çok beğensem de Coetzee benim yazarım, diyebileceğim bir hayranlık duymamıştım açıkçası, ta ki otobiyografik romanını okuyana kadar. “Taşra Hayatından Manzaralar” en sevdiğim kitaplardan biri oldu kesinlikle ve dolayısıyla Coetzee de artık diğer kitaplarını okumak istediğim, favori yazarlarımdan biri. Benim bir kitaptan beklediğim her şeye sahip bir eser bu. Öncelikle, nefis bir çocukluk ve gençlik hikayesi okudum. Yaşadığı topluma, çevresine pek uyum sağlayamayan, kendi kabuğunda yaşayan, sosyal ilişkilerin tümüne oldukça mesafeli bir çocuğun hikayesi bu. Üstelik Coetzee öyle anlatıyor ki okurken yaşıyorsunuz sanki. Zaman zaman tanıdığım birini ve hatta kimi zaman beni anlatıyormuş gibi hissettim, anlattığı çocuğa sarılasım geldi çoğu zaman. Aile bağlarının, ebeveyn ilişkilerinin nasıl bir insana büründüğü, bir çocuğun karakterini ve dolayısıyla tüm hayatını nasıl şekillendirdiği üzerine düşünmeye de sevk ediyor bu büyüme hikayesi. Güney Afrika’ya dair de çok şey anlatıyor yazar kendi hikayesi vesilesiyle; ülkenin siyasi tarihi ve toplumsal yapısına içeriden bir gözün anlatımıyla tanıklık ediyorsunuz. Hatta ilerleyen kısımlarda Coetzee’nin yurtdışında yaşamasıyla beraber aslında salt Güney Afrika’nın siyasi tarihini değil; Soğuk Savaş dönemi, Küba Füze Krizi, Vietnam Savaşı gibi dünya tarihinin önemli olaylarını da yazarın kaleminden okuyorsunuz. Elbette tüm bunların üzerine anlatılan hikayenin Coetzee’nin kendi yaşamı oluşu, böyle bir yazarı bu kadar filtresiz bir şekilde, bu kadar yakından tanıyabilmek de bambaşka bir yere taşıyor metni. Kitaplara olan tutkusunu, yazar olmak için verdiği mücadeleyi ve hatta buna adanan hayatını okumak,
Taşra Hayatından ManzaralarJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 201131 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

İpek Dadakçı

, bir kitap okudu
10/10
·608 syf.··
2026 60. kitabı
J. M. Coetzee
8.8/10 · 31 okunma
10/10
·560 syf.··
2026 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 17:39
Yazarların otobiyografilerini okumayı çok seviyorum. Her şeyden önce kendi sözcükleriyle hayatlarını, dünyalarını paylaşmaları ve bunları okuma şansına erişebilmek şahane bence. Bunun yanında, duyarlılığı yüksek, iç dünyası zengin birinden nefis büyüme, olgunlaşma hikayeleri okuyorsunuz bu otobiyografileri okurken. Üstelik yazmaya, okumaya ve kitaplara adanmış hayatlar bunlar; dolayısıyla benzer tutkuları paylaştığınız insanların serüvenleri bu hikayeler. Tüm bunlara ilaveten, dönemin önemli olayları, doğup büyüdükleri kültürlerin, ülkelerin, toplumların hikayeleri de yansıyor bu anlatılara genelde ve bunları da yine bir yazarın derin görüşünden, onun nefis anlatımından dinliyorsunuz. Daha ne olsun! Jane Frame’in otobiyografisi de tüm bu bahsettiklerimi ve hatta daha fazlasını barındırıyor. Yeni Zelanda’da işçi sınıfı bir ailenin beş çocuğundan biri olarak dünyaya gelip ülkenin en önemli yazarlarından biri olmasının hikayesini son derece şeffaf, dürüst ve adilane bir şekilde anlatıyor Frame. Bunu özellikle vurgulamak istedim çünkü bu otobiyografide her şeyden önce kendisine bakışını çok sevdim Frame’in. Kendini başarılarıyla ve kusurlarıyla kabullenmiş; ne yargılamış ne aklama çabasına girmiş, ne şefkatle pamuklara sarmalamış ne acımasızca yermiş. Nevi şahsına münhasır bir karakteri olan yazarın hayat hikayesi de sıra dışı. Yoksulluk içinde geçen çocukluk yıllarını anlatarak başlamış Frame, hiç ajitasyona başvurmadan. Okul forması almanın bile zor olduğu bir ortamda kitaplara olan sevgisi ve şiir tutkusuyla, ailesi ve kardeşleriyle bağıyla yazarken kendisi de o günlere dönmüş adeta. Bunu çok güzel hissettiriyor okura çünkü sanki Frame anlattıkça, çocukluğundan yetişkinliğe geçtikçe anlatımı da olgunlaşıyor, üslubu derinleşiyor. İç dünyası oldukça zengin biri yazar
Soframda Bir MelekJanet Frame · Yapı Kredi Yayınları · 201662 okunma