Güzel Şehir İran sineması
Sen sigara içen kadınlardan; Ben dürüst olmayan erkeklerden nefret ederdim..
Cezmi romanı hakkında
Ya roman iyi hoşta adil giray için hem şehriyar hem Perihan adeta pervane oluyor bu kadınlar yüksek tabiatlı zeki kadınlar İran devletinde yüksek söz sahibiler, şah siyasette vs. Çok başarılı değil Hamza mirza ve Süleyman da savaşmada iyiler. Yani böyle kadınların bir erkek için yana yakıla böyle olması hatta bir sahne var Perihan da işte güzelce giyiniyor cazibeli bir şekilde oturuyor giyiniyor o zaman adil giray da ona aşık oluyor. Perihan'ın bu hali ona ne kadar yakışır vs. Düşündüm biraz garip geldi, tabi aşkta her şeyi yaptırıyor derler amma :)
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
🎥 Film Tavsiyeleri 5 | The Painting Pool (2013) ⭐ IMDb: 7.5/10 Film, zihinsel engelli bir anne ve babanın oğulları Amir’in hikâyesini anlatıyor. Amir büyüdükçe ailesinin diğer ailelerden farklı olduğunu fark etmeye başlıyor ve bununla birlikte yaşadığı duyguları izliyoruz. Film boyunca hem Amir’in hem de ailesinin verdiği mücadeleye tanık oluyoruz. Bu filmin benim için ayrı bir yeri var. İran filmlerinin insana geçen o duygusunu gerçekten çok seviyorum. Duygusal bir hikâye anlatıyor ama bunu abartmadan yapıyor. Bu yüzden izlerken her sahne daha gerçek hissettiriyor. Bu filmi önermemin nedeni, aile sevgisini çok farklı bir açıdan anlatması. İzlerken en çok Amir’e değil, anne ve babasına üzüldüğümü fark ettim. Eğer İran filmlerini seviyorsanız bence kesinlikle şans vermelisiniz.
Allah Yakındır / İran film 2006
Aşk, insanı Allah'a yaklaştırıyorsa rahmettir; O'ndan uzaklaştırıyorsa adı aşk değil, imtihandır. Çünkü kalbin, Allah'ın dışında herhangi bir şeye ölçüsüzce bağlanması, sevginin değil, nefsin görünmez zincirleridir. Bir insanı hayatının merkezine koyduğunda, şükrü unutuyor, ibadetin tadını kaybediyor ve Rabbini ikinci plana bırakıyorsan, o sevgi artık huzur değil, insanı içine çeken sessiz bir bataklığa dönüşür. Şuuru örter, kalbi meşgul eder ve insanı kendi hakikatinden uzaklaştırır. 2006 yapımı İran filmi "Allah Yakındır", tam da bu hakikati ince bir dille hatırlatır. Film, saf görünen bir sevginin bile insanı Rabbinden alıkoymaya başladığı anda nasıl bir imtihana dönüştüğünü anlatır. En güzel nimetlerin içinde bile hamdi unutan kalbin, nimetin değil, gafletin eşiğinde olduğunu hissettirir. Başroldeki Rıza ile öğretmen Leyla üzerinden işlenen duygu, yalnızca bir sevgi hikâyesi değildir. Bu, kaderin, sabrın, teslimiyetin ve ilahî rızanın hikâyesidir. Onların yaşadıkları, insana şunu fısıldar: Dünya, kalıcı mutlulukların yurdu değil; kalbin yönünü sınayan bir imtihan meydanıdır. Rabbimiz affedicidir. İnsan zaman zaman yanılır, duygularına yenilir; fakat kurtuluş, sevgiyi inkâr etmekte değil, onu Allah'ın rızasının önüne geçirmemektedir. Çünkü bazı insanlar hayatımıza bir imtihan olarak girer, bazıları ise bir nimet olarak... Fakat her iki durumda da asıl ölçü, yaşananların bizi Rabbimize yaklaştırıp yaklaştırmadığıdır. Sonunda geriye yalnızca şu hakikat kalır: Kalbin gerçek sahibi Allah'tır. O'nun yerini hiçbir sevgi dolduramaz. Sevgi, insanı Allah'a götürdüğü müddetçe rahmettir; O'ndan uzaklaştırdığı anda ise kalbin en ağır imtihanına dönüşür. Melek Mirhat / film yorum
"Bir isyanın ve teşkilatın anatomisi'
Not: "Bu araştırma çalışmam hiçbir kişi veya kuruluşu destekleme amacı gütmediğini belirtmek istiyorum, iyi okumalar☺️😊.." Hasan Sabbah, 11. yüzyılın sonlarında kurduğu İsmaili-Batıni teşkilatı ile Orta Doğu siyasi dengelerini derinden sarsan bir liderdir. Tarihe "Haşhaşiler" olarak geçen bu hareket, yalnızca dini bir tarikat değil; aynı zamanda dönemin süper gücü Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na karşı yürütülen bir asimetrik savaş ve istihbarat ağıydı. 1. Yükseliş: Alamut Kalesi'nin Fethi Hasan Sabbah'ın mücadelesi, Fatımi Devleti'nin eğitim merkezlerinde edindiği tecrübeleri İran'a taşımasıyla başladı. Sızma ve Propaganda: Hasan Sabbah, kalede bulunan Rudbar halkını ve askerleri zamanla kendi İsmaili inancına çekmiş, kaledeki taraftarlarını artırarak içeriden ele geçirmiştir. Bir diğer tahmin ise Kaleyi satın alma; En bilinen rivayete göre Hasan Sabbah, kalenin eski sahibinden 3 bin altın karşılığında satın almıştır. Stratejik Konum: Elbruz Dağları'nda ulaşılması güç bir zirve olan Alamut Kalesi'ni hedef seçti. Kan Dökmeden Zafer: 1090 yılında, kaleyi bir damla kan dökmeden, kale muhafızlarını ve halkı ikna yoluyla ele geçirdi. Üs Bölgesi: Alamut, Hasan Sabbah'ın 34 yıl boyunca hiç dışarı çıkmadan teşkilatı yönettiği bir teoloji ve propaganda merkezi haline geldi. 2. Sistem: Fedailer ve Asimetrik Savaş Selçuklu'nun devasa ordularına karşı doğrudan cephe savaşına girmek yerine, nokta atışı bir istihbarat stratejisi geliştirdi. Fedai Sistemi: Dervişler ve fedailer; teolojik, askeri ve psikolojik olarak çok sıkı bir eğitimden geçiyordu. Nokta Operasyonları: Selçuklu devlet adamlarına yönelik düzenlenen suikastlerin en ünlüsü, Selçuklu imparatorluğu başveziri Nizamülmülk'e yapılan eylemdi. Bu strateji, düşman üzerinde büyük bir korku ve paranoya yaratıyordu. Tarihsel
1000Kitap
YTD Şahsi Düşünceler Yanlış da Olabilir
''Piyasalar neden düşüyor? Bu hafta her şey aynı anda düştü. Borsalar, teknoloji hisseleri, Bitcoin. Düşüş öyle sertti ki Güney Kore borsası işlemleri tam yirmi dakika durdurmak zorunda kaldı. Herkes sebebi bulduğunu sanıyordu. Yapay zeka balonu patladı. Ama o cevabın bir sorunu var. O gün sadece riskli varlıklar düşmedi. Altın da düştü, gümüş de. İşte tuhaflık burada. Çünkü yapay zeka balonu patlasa bile altının düşmemesi, tam tersine yükselmesi gerekirdi. Korkan yatırımcı her zaman güvenli limana, yani altına kaçar. Demek ki ortada, yapay zekadan çok daha büyük, her şeyi birden aşağı çeken bir şey var. Onu görmek için bir ipucu yeter. O gün düşmeyen, tam tersine yükselen tek şey. Dolar. İşte sırrın anahtarı bu. Asıl soru "neden her şey düşüyor" değil. Asıl soru şu. Bütün dünya neden aynı anda dolara muhtaç kaldı? Olayı en baştan, sırasıyla kuralım.