“Yarın daha hızlı koşacak, kollarımızı daha da ötelere uzatacağız… Ve derken güzel bir günün sabahında…
Böylece akıntıya karşı kürek çekerek, durmaksızın geçmişe doğru sürükleniyoruz.”
“Umarım içinizdeki görmezden gelinen, farklı sese kulak verirsiniz. Çünkü insan yüreği, ölmek istediğinde bile, çoğu zaman, bir yandan da tteokbokki de yemek ister.”
Bir gün yanımdan bir serçe geçti ve.. ben bir kartal gördüğümü sandım. Şimdi bütün dünya bana ne kadar yanıldığımı göstermekle meşgul- ve Avrupa’da bu dedikodunun alasını yapıyorlar. Eh, kim daha iyi durumda? Onların deyişiyle “aklı çelinen”, bu kuşun çağrısıyla bütün bir yazı daha yüksek bir umut dünyasında geçiren ben mi, yoksa hiçbir aldatmaca yaşamayan onlar mı?
“Yaşamında bir öykü olmak istemiyorum.”
“Öykü mü?” diye sordum. “Ne demek istiyorsun?”
“Seni zamanın dışında tutmak istiyorum. Öykünün bir başlangıcı, ortası ve sonu -özellikle sonu- vardır.”