Goethe: “Erkeğe göründüğü kişi gibi davranırsanız, onu olduğundan daha kötü hale getirirsiniz. Ama erkeğe potansiyel olarak olabileceği kişiymiş gibi davranırsanız, onu olması gerektiği hale getirirsiniz.”
Başkalarının potansiyelini (ya da ne “olmaları gerektiğini”) asla bilemeyiz, ama bizimleyken kim oldukları, bizim onlarla birlikteyken kim olduğumuzla ilişkilidir.
Konuşmalarımızla farkında olmadan çevremizdeki herkesin potansiyelini ve olanaklarını büyütür ya da küçültürüz.
En derin korkumuz yetersiz oluşumuz değildir. En derin korkumuz ölçülemeyecek derecede güçlü oluşumuzdur. Bizi korkutan şey karanlığımız değil, ışığımızdır. Sen tanrının çocuğusun, küçük veya önemsiz görünmenin dünyaya bir faydası olmaz. Diğer insanlar senin yanında kendini güvensiz hissetmesinler diye kendini küçültmenin veya saklamanın aydınlanmayla hiçbir alakası yoktur. Biz içimizdeki Tanrının ihtişamını açığa çıkarmak için dünyaya geldik. Bu ihtişam sadece birkaçımızın değil hepimizin içindedir. Ve biz kendi ışığımızın parlamasına izin verdikçe, ister istemez diğer insanların da aynı şeyi yapmalarına izin veririz. Biz korkumuzdan özgürleştikçe, mevcudiyetimiz başkalarını da özgürleştirir. 
Öylesine mahkum hissettiriyor ki sözlerin,
sanki yargıladın beni ve sürgüne gönderdin…
Çekip gitmeden önce mutlaka bilmeliyim,
Gerçekten bu muydu söylemek istediğin?
Savunmaya başlamadan sana kendimi,
Dile gelmeden, acıyla ya da korkuyla,
Sözcüklerle bir duvar örmeden aramıza
Doğru mu duyduğum, bir daha söyle bana.
Her söz bir penceredir, ya da bir duvar, mahkumum da eder kişi, azat da eyler…
Konuşurken ve dinlerken ben, sevginin ışığı aksın içimden, izin ver…
Pek çok şey var söylemem gereken,
Ve onlar öyle önemli ki benim için…
Anlatamazsam sözcüklerle derdimi,
Özgürleşmeme yardım eder misin
Eğer seni yermiş gibi gördüysem,
Eğer düşündüyse umursamadığımı,
Duymaya çalış sözcüklerimin arasında
seninle paylaştığımız bütün o duyguları. 
Tanrı tanrısallığını dışsal gözlemlerle ifade etmez, ancak içsel deneyimlerle ifade eder. İçsel deneyim tanrısallığı hissettiğinde, dışsal gözleme gerek duymaz. Eğer dışsal gözlem gerekli görülüyorsa, içsel deneyim imkansızdır.
Beni kanıtlamaya çalıştığınız sürece kanıtlayamazsınız. Çünkü açıklanması gereken bir Tanrı yoktur.