Roman boyunca çoğu okur Füsun’a acır ve onu mağdur olarak görür. Ancak bana göre asıl mağdur olan kişi Sibel’dir. Çünkü Sibel, Kemal’in nişanlısıdır ve evlilik hazırlıkları içindedir. O, Kemal’i severken ve ona güvenmişken aldatılan taraf olmuştur.
Füsun ise Kemal’in nişanlanacağını bilmesine rağmen onunla birlikte olmuştur. Bu durum, Füsun’un tamamen masum olmadığı gerçeğini gösterir. Kemal ve Füsun duygularının peşinden gitmiş olabilirler; ancak bunu yaparken Sibel’in hayatını ve duygularını hiçe saymışlardır.
Toplum içinde genellikle yasak aşk yaşayan taraf romantikleştirilir. Fakat burada asıl haksızlığa uğrayan kişi Sibel’dir. Onun tek “suçu” sevmiş ve güvenmiş olmasıdır.
Romanın sonunda Sibel’in hayatına daha sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi, aslında “iyiler kazanır” düşüncesini destekler. Sibel, takıntılı ve yıkıcı bir aşkın içinde kaybolmak yerine kendi değerini koruyan bir karakter olarak kalır. Bu yönüyle romanın en güçlü ve onurlu karakterlerinden biridir.