irem

irem
@iremdurann
Ben daha çok kendi içinde yaşayan bir insanım. Sabahattin Ali
Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Tokat
13 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
@iremdurann·
·
sabitlendi
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Eğer kendi savlarına ve aklına saygıya geri dönersen, seni vahşi bir hayvan veya maymun gibi gören o insanlara Tanrı gibi görüneceksin."
Masum Olan Kimdi?
Puan vermedi
Roman boyunca çoğu okur Füsun’a acır ve onu mağdur olarak görür. Ancak bana göre asıl mağdur olan kişi Sibel’dir. Çünkü Sibel, Kemal’in nişanlısıdır ve evlilik hazırlıkları içindedir. O, Kemal’i severken ve ona güvenmişken aldatılan taraf olmuştur. Füsun ise Kemal’in nişanlanacağını bilmesine rağmen onunla birlikte olmuştur. Bu durum, Füsun’un tamamen masum olmadığı gerçeğini gösterir. Kemal ve Füsun duygularının peşinden gitmiş olabilirler; ancak bunu yaparken Sibel’in hayatını ve duygularını hiçe saymışlardır. Toplum içinde genellikle yasak aşk yaşayan taraf romantikleştirilir. Fakat burada asıl haksızlığa uğrayan kişi Sibel’dir. Onun tek “suçu” sevmiş ve güvenmiş olmasıdır. Romanın sonunda Sibel’in hayatına daha sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi, aslında “iyiler kazanır” düşüncesini destekler. Sibel, takıntılı ve yıkıcı bir aşkın içinde kaybolmak yerine kendi değerini koruyan bir karakter olarak kalır. Bu yönüyle romanın en güçlü ve onurlu karakterlerinden biridir.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
Sayısız biçime girebilir bulutlar. Yalnız, o biçimlerin neye benzediğini anlaşılması, görmek isteneni seçip bulması gerekirdi.
Sevmek, yarıda kalan kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. İşte ben o büyük işe kalkıştım. Seni sevmek gibi büyük kocaman bir iş… yanımdayken gülümsesine bakıp içinden ‘Bu şimdi benim mi?’ Diye çaktırmadan sevinmek, ya da aradan çok zaman geçer bazen bir kaç mevsim, bir kaç insan, bir kaç anı, bir kaç acı. Her şey biter, hesaplar ödenir, defter kapanır. Sonra olmadık zamanda, olmadık yerde saçma sapan bir karşılama olur. Sonra… sonra bir şey olmaz. Çünkü hesap etmediğin bir kalbin vardır, o ne ayların ne yılların geçmesine aldırış etmeden ilk gün gibi taptaze seviyordur… Omzundan öpmek diye bir şey vardır. Yüküne ortağım der gibi. Öyle güzel… Eğer aşk değilse ben sana daha önce kimsenin kimseye olmadığı bir şey oldum…