irem

irem
@iremdurann
Ben daha çok kendi içinde yaşayan bir insanım. Sabahattin Ali
Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Tokat
13 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Gerçek güç, vazgeçmediğin anlarda ortaya çıkar. Tüm dünya sana karşıymış gibi hissettiğinde bile, içinde küçücük bir umut kırıntısı varsa ona tutun. Çünkü en büyük zaferler, en çok yıkıldığını düşündüğün anda başlar." Martin Eden, bir işçi sınıfı gencin entelektüel dönüşüm uğruna verdiği zorlu mücadeleyi konu alır. Jack London bu romanında, bireyin sınıfsal sistemle olan savaşını, içsel sancılarını ve azminin sınandığı anları çarpıcı bir gerçeklikle işler. Bu alıntı, Eden'in yalnızlığa ve reddedilişe rağmen ayakta kalma mücadelesinin bir özeti gibi. Çünkü bazen en güçlü adımlar, düşmek üzereyken atılır…
irem
Bu alıntı kaçıncı sayfada acaba
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aynı Yürek Lekesi
Babam gelirdi akşam olurdu. Bahçedeki akasya ağacı gün boyu biriktirdiği kuşları Birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza. Siyah beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam. Kamyonlar hep geceleri,hep uzaklara giderdi. Ben o zamanlar bütün babalar susar sanırdım. Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam. Kapılar titreyerek açılır,titreyerek kapanırdı. Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya. Ben o zamanlar yalnızlığı gece sanırdım. Babam en çok kışa yakışırdı. Bütün oyunlarımız başkalarının evlerine bir güzellemeydi. Ey penceresi dışarıya açık,içeriye kapalı evler… Babam neden yalnızca içince güzeldi. Şimdi beş ayrı evde aynı yürek lekesi Süt kokularına yayılıp duruyor. Babam on altı yıldır ölüme saçmalığını anlatıyor… Şükrü Erbaş
irem isimli okura yanıt verildi
irem
Teşekkür ederimmm
Aynı Yürek Lekesi
Babam gelirdi akşam olurdu. Bahçedeki akasya ağacı gün boyu biriktirdiği kuşları Birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza. Siyah beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam. Kamyonlar hep geceleri,hep uzaklara giderdi. Ben o zamanlar bütün babalar susar sanırdım. Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam. Kapılar titreyerek açılır,titreyerek kapanırdı. Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya. Ben o zamanlar yalnızlığı gece sanırdım. Babam en çok kışa yakışırdı. Bütün oyunlarımız başkalarının evlerine bir güzellemeydi. Ey penceresi dışarıya açık,içeriye kapalı evler… Babam neden yalnızca içince güzeldi. Şimdi beş ayrı evde aynı yürek lekesi Süt kokularına yayılıp duruyor. Babam on altı yıldır ölüme saçmalığını anlatıyor… Şükrü Erbaş
irem
Hangi kitaptan alıntı acaba🌸