ama hayattaydılar. ona seslendiler; yapraklar hayattaydı, ağaçlar hayattaydı. ve milyonlarca lifle kendi bedenine bağlı olan yapraklar, onu sarsıyordu. dallar gerilince, o da geriliyordu. serçeler kanat çırpıyor, havalanıyor, eski süs havuzlarına iniyorlardı. onlar da bu desenin parçalarıydı; siyah dallarka çerçevelenmiş, beyaz ve mavi.
richard gibi her şeyi kendisi için yapabilen biri olmak isterdi. karşıdan karşıya geçerken, yaptığı şeyleri çoğu zaman o ne düşünür bu ne düşünür diye yaptığını ve hiç kimsenin umurunda olmadığı için de kendini aptal gibi hissettiğini düşündü. ah, keşke hayatını bir kez daha yaşayabilseydi!