“Dünya’nın en zor hissi kendini ait hissetmediğin yerde bulunma zorunluluğudur.” -Dostoyevski
Kitabı okuduğum süre boyunca aklımdan geçen cümle hep bu oldu. 1. Dünya Savaşı sonunda şehir ile Anadolu arasında uçurumu anlatan kitap aradan geçen 100 seneye rağmen hala aynı uçurumun mevcut olduğunu bize gösteriyor. Anadolu yine aynı korkuları, aynı cehaleti ve aynı çıkarcılığı taşıyor. Halbuki Anadolu gözü kara, korkusuz ve vatanı için canını vermez miydi? Romanın baş karakteri gibi bende bu konuda büyük bir yanılgıya düştüm. Aynı Türk toprakları içerisinde böyle bıçak gibi keskin bir ayrım ancak eğitimsizlik sayesinde mümkündür. Cehaletle savaşmanın düşmanla savaşmaktan çok daha zor olduğunu en derinde hissettim.