İremnur

İremnur
@iremnurakca
sana layık bir ölü olmak için çırpınıp duruyorum.
İnsan, tanıdığı, bildiği yerlerde ölmek istiyor. Yere düşerken, gözlerini yumarken, toprağa başını yaslarken etrafinda bildik yerler, tanıdık yüzler olsun istiyor. Hangi kapıyı çalsa mütebessim, müşfik bakışlarla içeriye buyur edecek, bir bardak su, bir bardak çay ikram edecek ve hiç yabancılamayacak yüzler. Çok uzak yerlerden eve dönmenin tatlı telaşı gibi olsun istiyor ölüme yürürkenki telaşı. Gidiş değil de dönüş bavulunu hazırlar gibi düşünmek istiyor. İnsan, aşina olduğu sesleri duymak istiyor ölüme yakın; teselli veren, tanıdık sesler.
Sayfa 120·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ölmek ne Bahar? Ölmek ne? Senin ölmekle ne işin var? Sen güzelsin, güzele ölüm yakışır mı? Ben seni buradan gittiğin günden beri bekliyorum, ölmek ne demek? Sen Bahar'sın, adının yanına ölüm koyunca oluyor mu, denesene bir kere. Șu fotoğrafta onca yıldır gülümseyıp dururken ölmenin sırası mı? Aşk olsun Bahar, bir daha ağzından böyle sözler çıkarsa. Aşk olsun! Kuşçu Hüseyin'in oğlu Murat öldü ama sen ona niye bakıyorsun? Bizim okuldan Özgür kendini öldürdü de sen onunla bir misin? Nedim'in ablasıyla kız kardeşi lodoslu bir gecede öldüler ama şimdi lodos mu var? Oğuzhan'ın yanına gittiği kadının kocası dövüp sonra da pencereden atıp öldürdü, sen niye ölesin? Mehmet Ali'nin annesi Yıldız Abla dertten öldü, ölecek ne derdin var Bahar? Müfit Abi'yi ibretiâlem olsun diye öldürdüler ama senin ne meselen olacak ki ölesin? Bahar, ölmek ne demek?
Sayfa 117·Kitabı okuyor
İstanbul senin gözlerinden akmış gibi kapkara; sen şehir oluyorsun birdenbire, karanlık bir İstanbul, içinde kayboluyorum, bulursam kendimi vuracağım, ama karanlık, bulursam kendimi vuracağım, bir Ahmet Kaya şarkısını boşaltacağım beynime, kalbimi bir cami avlusuna terk edeceğim, ama kapkaranlık, pencereden bakıyorum ve gece yarısı bir radyo istasyonundan taşan delilik gibi bırakıyorum kendimi şehre; senin karanlığına. Senin gözlerini siler gibi dokunuyorum gökyüzüne. "Beni onlara verme."
Sayfa 91·Kitabı okuyor
Sen hep orada ol, tam yakınımda ol diyecek oluyorum, bir şeyler mâni oluyor, bir şeyler deyip geçiştiriyorum ama sen biliyorsun nasılsa. Sen hep biliyorsun bir erkeğin başlayıp da bitiremediği cümleleri, susup durmasını, sana bakıp ölmesini. Erkekler, kalbi durduğunda değil, çaresiz kaldıklarında ölürler. Bir aşkı, içlerinde bir yerlerde tutmak zorunda kaldığında ölürler. Elini uzatması gereken anda uzatamadığında ölürler. Bir erkeğin ölümü, kadınının kalbinin kırıklığıyla başlar.
Sayfa 89·Kitabı okuyor
Her sabah aynanın karşısına geçip uzamış sakallarımı saran beyazlara bakıyorum. Kimseler bilmiyor ama ellerin var yüzümde, bembeyaz parmakların, sakallarımın arasında dolanan parmakların, sakallarıma düşen aklar gibi ellerin. Ellerin yüzümü yaşlandırıyor; ellerin cehennem, ellerin yasemin, ellerin gül kurusu, ellerin ateş. Kadın zarif elleriyle erkeğin yüzünde yazıyor o hiç bitmeyecek hikâyeyi; erkeğin gözaltlarına, sakallarına.
Sayfa 89·Kitabı okuyor