"Hayat böyledir işte, ne kadar boş ne kadar kısaydı. Sadece hayattakilerin canı acırdı. Öldükten sonra acı duyulmazdı. Ölmek uyumak demekti, istirahat etmekti
O halde neden ölmeye razı olmuyordu?"
Bir uyku kaçması neticesinde tekrar okuduğum roman.Lâkin insan 13 yaşında zaten etkilendiği, tesirinden uzun bir müddet kurtulamadığı, içinde geçen cümleleri ara ara sayıkladığı bir kitaptan 20 yaşında ciddi bir şekilde kaçınmalıymış ben geçenlerde bunu gördüm. bir kere kitap size elinizden bırakma imkanını hiçbir şekilde sunmuyor çünkü neler olacağını bilseniz de nasıl olacağını kestiremiyorsunuz. Raif bey ne demişti, maria neyi düşünerek gözlerini kırpmamıştı... bir insanın yarattığı yokluk, bir insanın yarattığı boşluk... Sabahattin Ali ve hayatıyla örtüştüğü konusunda gene bir yargıya varamadığım ki buna benim varabilmem de pek mümkün değil, özdeşleşmekten sakınılması gerekilen karakterlere sahip kendimi koruyamadığım kitap....
Aylardır başını tek okumaya fırsat bulduğum bir eser,iki kitabımdan sonra 2023 başında bu eseri bitireceğim.
İçeriğini okumayışıma rağmen başlangıcı yetiyor eseri sevmeme ;
"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu..."